Yeni yılın sizden bekledikleri var!

İlker, herkese iyi bir yıl dileyip dükkanı kapadı ama  benim söylemeden duramayacağım bir konu var: Yeni yıldan beklediklerimiz. Her yıl, bir senenin bitmesinin verdiği ağırlık, bir de bunun akademisyenler için dönem sonuna denk gelmesiyle katlanan yorgunlukla insan sevdiği, önemsediği şeylere ne kadar az zaman ayırdığını görüp, hayıflanıyor. Haydi, yılbaşı gelmeden önce oturun ve 2015'te yaptığınız, … Okumaya devam et Yeni yılın sizden bekledikleri var!

Durma, durdukça gündem seni yenecek

Yandaki haberi ve ardından olanları bazılarınız okumuştur. Ünlü sanatçı ülkeden ayrılmak istediğini açıklamış. Sanatçı kim bilemiyoruz çünkü haberi verenler resmi buzlamışlar. Klasik numara. Resmi görmek istersen tıklayacaksın, onlar da okunma sayılarını artıracaklar. Buraya kadarı alıştığımız şeyler. Yeni normalimiz. Bir de haberin altına yazılan yorumlar var: Kaba saba bir dille "yürü git" demeler, küçümsemeler, yakası açılmamış küfürler... Meğer gitmeyi planlayan sanatçı Gérard … Okumaya devam et Durma, durdukça gündem seni yenecek

Sakin şampiyon

Yazının başlığını "Genç akademisyen arkadaşa tavsiyeler" yapsaydım ya. Klavyemi eşek arısı sokar. Hayatta yapmam. Şu bir tık daha iyi sanki: "Ben ettim, sen etme." Ya da doğrudan yaşımı ortaya koyan şöyle bir başlık: "Pinpon sadece bir spor değil." Neyse derdimi anladınız; bir üniversitede ilk kez öğretim üyesi olarak işe başlayanlardan bahsetmek istiyorum. Daha doğrusu hem benim, hem … Okumaya devam et Sakin şampiyon

Aynı yolun yolcuları

Bu bir dayanışma yazısı. Ve bir dayanışma yazısının yazılabileceği en güzel güne, yani haziran başına, denk getirilmiş bir yazı. Koyu bulutlar Seveni de var tabii. Ama hava bulutlu, karanlık olunca keyfim iyice kaçar. Herhalde onun için bu ara başlığı, araştırmanın o zorlu günlerine uygun buldum. Hani kafanın hiç basmadığına inandığın, bunları niye yapıyorum diye sorguladığın, … Okumaya devam et Aynı yolun yolcuları

Önce bölüm, sonra fakülte… En sonunda tüm üniversite!

Herhangi bir üniversiteden bir bölümü seçin.  Çok yüksek olasılıkla, aşağıdaki görüntülerden en az biriyle karşılaşacaksınız: Bölümün ayaklı tarihi bir hoca. Her dönem yılmadan aynı dersleri vermiş. Virgülüne 15 yıl önce dokunduğu notlarını kullanmaya devam ediyor. Bilmem kaçıncı baskısı çıkan kitabın hâlâ ikinci baskısından ders anlatıyor - ki ilk baskı İskenderiye Kütüphanesi'nde yanmış. Ödev soruları da … Okumaya devam et Önce bölüm, sonra fakülte… En sonunda tüm üniversite!

Dönmeli mi, dönmemeli mi?

Bilmem kaçıncı kez bu durumdayım. Ofisimde oturuyorum. Karşımda ise yurtdışından Türkiye'ye dönmek konusunda onlarca sorusu olan bir arkadaş var. O: Araştırma ortamı yurtdışındaki gibi mi? Ben: Hayır. O: Yüksek lisans öğrencileri bol mu? Ben: Hayır. O: Ders yükü az mı? Ben: Hayır. O: Ülkede sosyal haklar geniş mi? Ben: Eeee... Hayır? O: Hımmm. Ben: Hayır. … Okumaya devam et Dönmeli mi, dönmemeli mi?

Boynuzlar ve kulaklar

Bol Bilim'de birkaç kez yazıldı. Akademide olmanın en güzel yanlarından biri öğrencilerle birlikte çalışmak. İyi ama gökten inmiyor ya bu öğrenciler? İnsan tek başına yola çıkıyor ve zaman içinde grubunu kuruyor. Sonra da -tıpkı bana şimdi olduğu gibi- bu zevkli süreci unutuyor. Dur bakalım hatırlayabilecek miyim? Çekirge ve sensei Herkes gibi ben de ufak bir grup ile … Okumaya devam et Boynuzlar ve kulaklar

Derslere gelmeyen öğrenciler diyor ki…

Yine hiçbir şeyin yetişmek bilmediği bir dönem. Akşam ertesi günkü derse hazırlanmak için oturuyorum. Akademide şöyle bir efsane vardır: Hocalar dersleri bir kere hazırlar, birkaç kez verdikten sonra herşey cillop gibi hazır olur; sonraki yıllarda hoca elini kolunu sallayarak derse gider ve zaten hazır olan dersini anlatır çıkar. İçerik açısından az sayıda giriş dersi için … Okumaya devam et Derslere gelmeyen öğrenciler diyor ki…

Yeni bir ders hazırlamak

Akademik hayatımın başlangıcında en büyük hayâlim araştırma yapmaktı. Durmadan, aralıksız araştırma yapmak. Makale yazmayı öğrenmek için deneyip yanılacağım çok fırsatım oldu. Bir kere doktoramı almak için yazmak durumundaydım. Sonra iyi bir pozisyon bulmak için daha çok yazmam gerekti. En nihayetinde düşe kalka yazmayı öğrendim. Aslında tam da öğrendim sayılmaz ama yıllar içinde bir iyileşme olduğu belliydi. Peki ya ders … Okumaya devam et Yeni bir ders hazırlamak