Nedir bu doktora?

Türkiye’de her dönem birçok öğrenci üniversitelerin doktora programlarına kayıt oluyor. Bu programların çoğunda ise, doktora nedir, ne beklenir, süreç nasıl işler diye bir bilgilendirme yok. Genelde bilgiler, daha eski öğrencilerden altlara doğru akıyor. Bu çok değerli; fakat aslında daha nesnel bir şekilde doktora öğrencilerine doktoranın adımlarını anlatabilmemiz lazım. İşte başlıyorum.

Dersler

Türkiye’deki hemen hemen her doktora programının ilk başı ders dönemi. YÖK yönetmeliğinde, her öğrencinin 24 kredilik ders tamamlamış olması ve bu derslerin ortalamasının belirli bir değerin üzerinde olması belirtiliyor. Lisans programlarında derslerin yapısı ne kadar belirliyse, burda da bir o kadar belirsiz olabiliyor. Size sunulan bir takım bilgileri derste ya da kendi kendinize öğrenmek, disipline göre bunları kullanarak bazı çalışmalar yapmanız bekleniyor. Yeni başlayan doktora öğrencilerinin birinci sorusu şu oluyor: Hangi dersleri alayım? Ben genelde öğrencilerime ilk 3–4 dersi, temel derslerden, diğerlerini daha farklı konulardan almalarını öneriyorum. Bence yapılan en büyük yanlış, dar bir alandan çok sayıda ders almaya çalışmak. Biraz açılmak, farklı konuların temellerini bilmek her zaman faydalı olur. Mesela ben doktorada, çizelge kuramı dersi almıştım. Konumla filan hiç alakası yoktu. Biraz dersi, biraz hocayı merak ettiğim için aldım. Sonra, tezin bir kısmında çalıştığım şeyler çizelgelere dönüştü ve derste öğrendiğim algoritmaları kullanarak birşeyler gösterdim. Tabii her ders illa birşeye bağlanacak diye bir şart yok ama ya tutarsa?

Yeterlilik

Doktora yeterlilik dersler bittikten sonra öğrencilerin geçmeleri gereken bir aşama. “Dersleri başarıyla yaptın ama bakalım bu doktora denen şeyi yapmaya yeterli misin?” diye özetlenebilir. Ölçmesi çok zor bir durumu temsil eder. Hangi bölüme gitseniz, kendi doktora yeterlilik sistemlerini seven ve sevmeyen birçok insanla karşılaşırsınız. Herkesin doktora yeterlilikten anladığı şeyi aynı anda sağlamak mümkün değildir. Peki ne türler var? Genelde 2000’in başlarına kadar birçok bölümde, doktora yeterlilik bir dizi yazılı ve sözlü sınavdı. Anlayış şuydu: “Sen araştırma yapacağın konunun temellerini biliyorsan, üzerinde doktora yapmaya yeterlisin.” Yavaş yavaş, bu anlayışa itirazlar başladı. Bir kere, o kadar dersi verdiysen, zaten temelleri bilerek, sınavları geçmişsin, bir daha niye sınanıyoruz? İkincisi, bu kadar çok sınav yapılan bir ülkede, doktoranın ortasına gelmiş bir kişiye ne sınavı verseniz geçer— yani tabir-i caizse “sınav bizim işimiz”. Üçüncü ve bence en önemlisi, doktora yapmak araştırma yapmak demek. Bir takım bilgileri biliyor olmak, bir kişinin araştırma yapabileceğini neden göstersin?

Bu sebeplerle, dünyada ve Türkiye’de birçok bölümde doktora yeterlilik sınavı değişmekte. “Bilgilerden sınav olalım” süreci tamamen kalkmadıysa bile, en azından “bana araştırma yapabildiğini göster” adımı eklendi. Bu adım için, kimi bölümler öğrencinin bir bildiri veya makale yayımlamış olmasını bekliyor; kimi yayımlamasa da en azında yayımlanabilir halde bir araştırmayı baştan sonra yapmış ve sonuçları yazabilmiş olmasını bekliyor; ya da en azından ufak çaplı araştırma sorularına nasıl yaklaşırdın, neler yapardın gibi yapmasan da doğru bir yaklaşıma sahip olduğunu görmek istiyor. Onun için, artık “önce yeterliliği geçeyim, sonra araştırma yaparım” mantığını hemen bir kenara bırakıp, araştırmayı doktoranın başlarına çekmekte fayda var.

Tez önerisi

Bence tezin en önemli kısmı budur. En önemli olduğu kadar, en çok üzerinde düşünmeniz gereken ve tabii en çok eleştiri alan. Bir çok öğrenci tez önerisini, doktora sırasında çalışacağı konunun bir özeti ve yapılabileceklerin kaba bir listesi diye yorumluyor. Bence bu yanlış. Evet, birşeyler yapılacak ve bunları öneriyoruz ama bir önerinin sağlam basması için dinleyene bunların makul şeyler olduğuna ikna etmek lazım. Bu nasıl olur?

  1. Problem nedir? Lafı dolandırmayın. Net olarak araştırma problem(ler)ini yazın. Problemi, öneri içinde bol bol tekrar edin. Jüri, çözmeye çalıştığınız problemi anlamadan, o adadan dışarı çıkmasın. Bunu yaparken, şöyle düşünmek de faydalı: Bu tezin sonunda ne bulmuş olursanız, bu tez başarılı oldu diyebilirsiniz. Örnek verin, güzel sonuçlar nedir açıklayın. Bunları anlatmak, problemin anlaşılmasına faydalı olabilir.
  2. Ne yaparak bunları çözeceksiniz? Bunu anlatırken, başkaları bu problemi ya da bir bölümünü çözmüş mü ve onlar nasıl çözmüş; bundan bahsetmek lazım. Birçok öğrenci, başkalarının bir çözüm önerisi getirmiş olmasından rahatsız oluyor. Rahatsız olmayın, başka birilerinin daha bu problemi çözmeye çalışıyor olması, problemin önemli olduğunu gösterir. Baksanıza binlerce araştırmacı kansere çare bulmaya çalışıyor. Problem bu kadar önemli olmasa, binlerce insan üzerinde niye çalışsın?
  3. Peki sizin yöntemin bu işi çözeceğine niye inanalım? İşte burası bir çok tez önerisinde atlanıyor. Bize mutlaka bu yöntemin ümit vadettiğini göstermeniz lazım. İşe başlamış, ellerinizi kirletmiş olmanız ve ilk sonuçlarınızı almış olmanız lazım. Bu alınan ilk sonuçların, literatürdeki bazı yöntemlerden iyi olmuş olması lazım. Bunlar tez bittiğinde elde edeceğiniz sonuçların harika olacağını garanti etmez ama denemeye değer olduğuna işaret eder. Mutlaka, ilk sonuçları bir yerde yayınlamış olun.
  4. Nasıl, ne zaman, kimle yapacaksınız? Önerdiğiniz yöntem ve beraberinde yapılacak işleri detaylı bir plana dönüştürün. Şu kadar ay, şu insanlardan, şu tür verileri toplayacağım. Şu algoritma ailesini, şu şekilde kodlayacağım. Eğer sonuçlar şöyle kötü çıkarsa, hemen şu ikinci algoritma ailesine geçeceğim gibi. Burada önemli olan detay vermek. Şu algoritmaları deneyeceğim diyip bırakmayın. Komite çok önemsemese bile, sizin yapacaklarınızı detaylı düşünmüş olmanız başlamanıza ve ilerlemenize çok yardımcı olur.
  5. İYİ HABER: Tez önerisine %100 uymak zorunda değilsiniz. Araştırma, başka türlü projeler gibi baştan tam olarak ortaya konamaz. Bir problemi çözerken, öyle enteresan yan problemler çıkar ki, onlara dalar, onlarda ilerlersiniz. Eğer tezinizde yeterli katkı varsa, geri dönüp kimse size, tez önerisinde şunu da yaparım demiştin, yapmamışsın demez.

Tez izleme

Tez önerisi başarılı oldu ve teze başladınız. Yaklaşık her altı ayda bir, tez jürinizle biraraya gelerek, neler yaptığınızı anlatırsınız. Birçok zaman, jüriye gelmeden önce okuyabilecekleri bir özet metin göndermek faydalı. Daha da iyisi, o dönem çıkmış bir yayınınız varsa, onu gönderin. Hatta, bu sebeple belirli aralıklarla bir yayın çıkarmayı hedefleyin. Tabii ki, çıkacak yayınların hepsi aynı kalibrede olamaz. Bazen ufak bir çalıştay, bazen bir makale yayını. Arada bir dönem aksarsa sorun değil, ama bu şekilde yaptıklarınızı yayınlamaya çalışırsanız, alanınızda çalışan insanlardan sürekli bir geri besleme almış olursunuz. Bu sayede tez çalışmaları iyiye gider. Jüri açısından ise, bir tez çalışması zaten yayınlanıyorsa, daha iyi ne olabilir? O konuda birebir çalışan insanlar yapılan işi beğendiyse, gerisi kendiliğinden gelir.

Tez sunum

Bence doktoranın en az korkulacak ama en eğlenceli kısmı bu. Az korkulacak, çünkü artık herşey bitmiş. Bütün izlemelerden geçmiş ve yayınlarınızı yaptıysanız, bu aşamada artık kalmanıza imkan yok. Eğer yayınlarınız çıkmadıysa, zaten umarım hocanız bu aşamada sunmanıza izin vermez. Eğlenceli, çünkü biter bitmez ya da akşamında büyük bir kutlama olur. Herkes gelip “Doktor Hanım, benim boğazım çok ağrıyor. Ne yapayım” esprisi yapar. Herkesinkine ayrı ayrı gülersiniz. Kutlamaya, genelde aileler de gelir. Onlar da bu iş bitti diye, çocuklar gibi şendir. “Kurtuldu, kurtuldu” derler. Bir anda, göklerde olan kara bulutlar dağılır.

Ya ters giderse?

Doktorayı bitirenler gibi, doktorayı yarıda bırakanlar da oluyor tabii. Kişisel gözlemim, bırakanların çoğu, tez önerisini vermiş, bir iki izlemeden geçmiş, fakat ya tökezlemiş, ya da bu kadar enerjiye değmez demiş oluyor. Yine, kişisel gözlemim, enerjisi bitenlerin önemli bir kısmı, doktora yapmak dışında, bir işte çalışıyor. Bu da aslında iki işi bir arada yapıyor demek. Bir yerden sonra, iş hayatı ağır basıyor; akademik taraftaki çalışmalar boşlanıyor. İpin ucu kaçınca, gidiyor.

Ama sadece doktorasına konsantre olduğu halde de, ilerleyemeyenler var. Bazen denenen yöntemler problemi çözmüyor, bazen yapılan işe çok benzer bir iş pat diye yayınlanıyor, bazen insan yaptığı işin içinde kayboluyor. Özellikle, uzun zaman bir sonuç elde edemeyince insan ben bunu niye yapıyorum diye sormaya başlıyor. Bu durumların bir kısmında, danışmana iş düşüyor. Öğrenciyi, bulunduğu bilinmez noktadan, devam edeceği bir noktaya getirmek önemli. Bazen, sorun aslında öğrencinin doktora hocasıyla frekanslarının tutmamasından olabiliyor. Hoca birşeyleri iyi anlattığını zannediyor; ama öğrenci yine de ilerleyemiyor. O zaman hem öğrenci, hem hocanın bu durumu farkedip, ilişkiyi koparmaları daha iyi olabiliyor. Yeni bir hocayla, öğrenci daha farklı bir iş yapmaya başlayıp, ilerleyebiliyor. Bazen, birkaç hoca denedikten sonra bile, bu iş olmayabiliyor. Demesi kolay biliyorum ama birkaç yol denedikten sonra hala olmuyorsa, bu işi bırakmak lazım. Bu durumda, başarısız hissetmeye, morali bozmaya gerek yok. Dönüp baktığınzda, hala yüksek lisans mezunu, eli iş tutan bir insansınız. Önünüzde koskocaman bir hayat var. Enerjinizi, kendinizi daha iyi hissettiğiniz bir işe verin ve hayata oradan devam edin.

Başlıkta doktora nedir dedim ama tabii doktora sadece bu aşamalar ve sınavlar değil. Aynı zamanda arkadaşlıklar, konferanslar, sabahlara kadar makale yetiştirme stresi, konferans kabul sonuçlarının açıklanma günü heyecanı, hocaya kızmak, hocayla barışmak, postdoc aramak, ve niceleri. Bu vesileyle doktorasını bitirmiş ya da bitirmek üzere olan tüm öğrencilerime sevgiler.

 

 

Nedir bu doktora?” üzerine 3 yorum

  1. Pınar hocam, dersleri farklı bölümlerden alın önerisine tecrübeyle sabit olarak katılıyorum. BOUN İnşaat Müh. doktora yaparken Makine’den aldığım “Fracture Mechanics” dersi sayesinde tezime çok farklı bir konu katabilmiştim.

    Doktora ile ilgili olarak bir sonraki yazınızda tez hocası ve doktora+master öğrencilerinin araştırma yapma yöntem ve yaklaşımlarını anlatmanız harika olacaktır. Zira TR’de her bir PhD öğrencisi teziyle yeni bir araştırma kulvarı açıyor 😦 Oysa sürdürülebilir araştırmayı hedefleyen lisansüstü çalışmalar zamana yayıldığı için daha değerlidir.

    Yazılarınız için teşekkür/tebrik ederim.

    ++Ahmet

  2. Geri bildirim: Nasıl Yaptırılır Bu Doktora?* | BOL BİLİM

  3. Geri bildirim: Kötü sonuçlara övgü | BOL BİLİM

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s