Adab-ı Referans (ya da referans mektubu istemenin ve yazmanın kuralları)

Yüksek lisans-doktora başvuru dönemleri yaklaştığında, bir referans isteme-yazma döngüsü de başlıyor. Özellikle yurt dışı başvuruları için not ortalaması, İngilizce sınav sonuçları kadar önemli referans mektupları. Temel sebebi de, bir kişi hakkında sınav sonuçlarının gösteremeyeceği bilgilerin  bir kısmını, kişiyi tanıyan bir ağızdan duyabilmek. Örneğin, okula başladığınız ilk yıl bir türlü adapte olamadığınız için düşük notlar aldınız; … Okumaya devam et Adab-ı Referans (ya da referans mektubu istemenin ve yazmanın kuralları)

Beni bu garip ortamlar mahvetti…

  İçimden tek kelime yazmak gelmiyor.  Ne bir Bol Bilim yazısı, ne bir makale, ne bir proje raporu.  Ne anlamı var diye düşünüyorum.  Bir yazı daha yazmanın ne anlamı var.  Etrafıma bakıyorum; hep kötü haberler.   Türkiye'den göçmeye başlayan akademisyenler, açığa alınan akademisyenler, kapanan üniversitelerin tam ne olacağı belli olmayan öğrencileri, iptal edilen Fullbright ders verme … Okumaya devam et Beni bu garip ortamlar mahvetti…

İnekler, bilgisayarcılar ve tekrar edilebilir araştırma

Dün akşam Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nde bir konuşma yaptım. Arada söz Bol Bilim'e de geldi. Çünkü: Burada tam zamanlı elamanım. Konuşmadaki bazı şeyleri daha önce burada da tartışmıştık. Sunumu göndereceğime söz verdim. İyisi mi dosyayı da Bol Bilim üzerinden paylaşayım. Bir ara Türkçe'ye de çevirirsem harika olacak. Bakalım. 

Lisansüstü öğrencisine nasihatler*

Yüksek lisans veya doktora yapmakla ilgili çeşitli yazılar yazdık. Neden yapılacağı, nasıl yapılacağı konularından bahsettik. Peki, başladıktan sonra neler oluyor ve tabii neler olmalı? Türkiye'de eğitim daha çok aileler için yapılıyor demiştim bir yazıda. Ama lisansüstü tabii ki öyle değil. Hatta kimi zaman, ailelere rağmen yapılıyor. Onun için artık “yapmış olmak için yapmak” modundan çıkın. … Okumaya devam et Lisansüstü öğrencisine nasihatler*

Yüksek lisans yapmak için beş neden

Malum, mevsim yüksek lisans için başvurma mevsimi. Bir çok üniversite nisan başından beri, başvuruları alıyor; şimdilerde ise birçok yerde bilim sınavları ya da mülakatlar oluyor. Lisanı daha yeni bitirmekte olan bir çok öğrenci de kara kara düşünüyor: Ben bu musibeti yapmalı mıyım? Lisans eğitimi bir çok bölümde ilk üç yılda çok tek düze gidiyor. Benim … Okumaya devam et Yüksek lisans yapmak için beş neden

Araştırma buraya, eller havaya: Bir konferans hikayesi

Mayıs'ın ilk haftasında, benim araştırma konumdaki en büyük konferans olan, Autonomous Agents and Multiagent Systems (AAMAS) konferansını İstanbul'da yaptık. (Aslında nisan ayından beri BolBilim'de de İlker'in gerisinde kalmamın sebebi budur. Arayı haziranda kapatacağım.) Konferans taze bitmişken, şöyle başından itibaren hangi aşamalardan geçtik, neler iyi gitti, nelere dikkat etmek lazım bir kayıt tutmak istedim. Teklif verme … Okumaya devam et Araştırma buraya, eller havaya: Bir konferans hikayesi

Derslere gelmeyen öğrenciler diyor ki…

Yine hiçbir şeyin yetişmek bilmediği bir dönem. Akşam ertesi günkü derse hazırlanmak için oturuyorum. Akademide şöyle bir efsane vardır: Hocalar dersleri bir kere hazırlar, birkaç kez verdikten sonra herşey cillop gibi hazır olur; sonraki yıllarda hoca elini kolunu sallayarak derse gider ve zaten hazır olan dersini anlatır çıkar. İçerik açısından az sayıda giriş dersi için … Okumaya devam et Derslere gelmeyen öğrenciler diyor ki…

Doktordan sıfır araştırma grubu

Şanslıyım çünkü akademik hayatım boyunca konularında uzman, çok iyi araştırmacılar ile çalıştım. Bir de üstüne harika öğrencilerim oldu; kısa zamanda beni geçtiler. Hepsinden çok şey öğrendim. Bir grupla çalışmanın pek çok avantajı var. En basitinden işler bölüşülüyor. Herkes kendi uzmanlığını kattığı için farklı alanlara hızla giriş yapma şansı artıyor. Bu sayede kapsamlı araştırma projelerine başvurmanın da önü açılıyor. Hiçbir … Okumaya devam et Doktordan sıfır araştırma grubu

İki karpuz, bir koltuk

Yeni bir mülakat dönemi daha geride kaldı.  Doktora ve yüksek lisans yapmak için başvuran birçok yeni arkadaş.  Çoğu pırıl pırıl, çoğu heyecanlı.  Yalnız küçük (ya da büyük) bir sorun var; hemen hemen hepsi piyasada çalışıyor.  Artık benim açımdan çok klişelieşmiş bir lisansüstü yapma şekli bu.  Öğrenci geliyor, aslında ne kadar çok akademik çalışma yapmak istediğini … Okumaya devam et İki karpuz, bir koltuk