Yeni yılın sizden bekledikleri var!

İlker, herkese iyi bir yıl dileyip dükkanı kapadı ama  benim söylemeden duramayacağım bir konu var: Yeni yıldan beklediklerimiz. Her yıl, bir senenin bitmesinin verdiği ağırlık, bir de bunun akademisyenler için dönem sonuna denk gelmesiyle katlanan yorgunlukla insan sevdiği, önemsediği şeylere ne kadar az zaman ayırdığını görüp, hayıflanıyor. Haydi, yılbaşı gelmeden önce oturun ve 2015'te yaptığınız, … Okumaya devam et Yeni yılın sizden bekledikleri var!

Her şey detaylarda gizli…

İnsan bir araştırma yaparken, yaptığı işle ilgili birçok bilgiyi aklında tutuyor. Birisi sorsa, pat pat söyleyebilir halde: - Alfayı neden 0.2 almıştım? - Çokça sayı denemiştim; en iyisi buydu. - Peki beta neden 0.8? - Çünkü 1'e yakın olsun ama çok da yakın olmasın demiştim---aklıma ilk o gelmişti. - Benzetimleri kaç kere tekrarlamıştım? - Önce … Okumaya devam et Her şey detaylarda gizli…

Ben makalelerin kabul edilebilme ihtimalini sevdim!

Bir makaleyi toplayıp, bir dergiye gönderdikten sonra, makalenin değerlendirme süreci başlıyor. Bu süreç dergisine ve alanına göre değişir ama genelde şu şekilde işliyor. - Makaleyi dergi tarafında, derginin editörü karşılıyor. Makaleyi bazen dikkatli okuyarak, bazen kabaca bakarak, makaleyle ilgili iki şeye karar veriyor. 1) Bu makale bu dergi için uygun mu? 2) Bu makale, bu … Okumaya devam et Ben makalelerin kabul edilebilme ihtimalini sevdim!

Yüksek Lisans Öğrencisi Gözünden Kongre Macerası

Bu sefer BolBilim sayfasını, Konya'dan Fatma Akın'a bırakıyoruz. Geçen gün tam da ulusal bir kongrenin dönüşünde Pınar Hoca'nın ve öğrencilerinin organize ettiği  konferans hakkındaki yazıyı okududum. BolBilim'de bir de yüksek lisans öğrencisi gözünden ulusal bir kongre deneyimini paylaşmak istedim. Ben de yaşam bilimleri dünyasından akademinin içine girmeye çalışan bir yüksek lisans öğrencisiyim. Lisans eğitimimi Moleküler … Okumaya devam et Yüksek Lisans Öğrencisi Gözünden Kongre Macerası

Hocalar ve üniversite sınavı

Bir LYS dönemi daha geride kaldı. Bizim zamanımızda iki aşamalı sınava girer, ikinci sınava gitmeden tercih sıralaması yapardık. Sonra bir gün nereye girdiğimiz belli olur, hikaye de biterdi (ya da başlardı). Birçok kişi, lise iki hatta lise birden itibaren, fenci mi olsam sosyalci mi olsam diye düşünür, karar verdikten sonra puan türüne göre girebileceği meslekleri … Okumaya devam et Hocalar ve üniversite sınavı

O fiş çekilecek…

Akademik hayatın çok sevdiğim taraflarından birisi çalışma zamanımı kendim kontrol edebilmem. Bazı günler, sabaha kadar bilgisayar başında kalır, bazı günler işe hiç gitmem. Bazen evden çalışırım, bazen kafeden. Hatta özellikle makale teslim tarihlerinden önce, ofis dışında, hoş bir yerde diğer yazarlarla buluşup çalışmak bir zevktir. Ama bazen de bu esneklikten dolayı, zamanı kontrol etmeyi bırakın, … Okumaya devam et O fiş çekilecek…

Yüksek lisans yapmak için beş neden

Malum, mevsim yüksek lisans için başvurma mevsimi. Bir çok üniversite nisan başından beri, başvuruları alıyor; şimdilerde ise birçok yerde bilim sınavları ya da mülakatlar oluyor. Lisanı daha yeni bitirmekte olan bir çok öğrenci de kara kara düşünüyor: Ben bu musibeti yapmalı mıyım? Lisans eğitimi bir çok bölümde ilk üç yılda çok tek düze gidiyor. Benim … Okumaya devam et Yüksek lisans yapmak için beş neden

Araştırma buraya, eller havaya: Bir konferans hikayesi

Mayıs'ın ilk haftasında, benim araştırma konumdaki en büyük konferans olan, Autonomous Agents and Multiagent Systems (AAMAS) konferansını İstanbul'da yaptık. (Aslında nisan ayından beri BolBilim'de de İlker'in gerisinde kalmamın sebebi budur. Arayı haziranda kapatacağım.) Konferans taze bitmişken, şöyle başından itibaren hangi aşamalardan geçtik, neler iyi gitti, nelere dikkat etmek lazım bir kayıt tutmak istedim. Teklif verme … Okumaya devam et Araştırma buraya, eller havaya: Bir konferans hikayesi

Ne! Çocuk mu?

Akademisyenliğe beline kadar batmış herkesin bildiği gibi akademisyenlerin hayatı oldukça düzensiz. Bazen oturur saatlerce çalışırsın, yaptığın iş hiçbir yere varmaz. Bazen en olmadık yerde aklına bir şey gelir, unutmamak için ne yapacağını bilemez, apar topar bir kağıt kalem bulup not alırsın. Bazen bir makaleyi göndermenin son gününden önce insanlıktan çıkar gece gündüz çalışır, başka bir … Okumaya devam et Ne! Çocuk mu?

Türkiye’de çalışacak üniversite seçme rehberi

Doktora ya da post-doc sonrası, insanın içine sinen bir yardımcı doçent pozisyonu bulmak başlı başına bir meziyet. İş başvuruları yaparken, insanın önündeki uzun kariyerin muhasebesini yapması gerekiyor. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken “evrensel” noktalar var: her dönem kaç ders veriliyor, araştırma-ders verme dengesi ne tarafta, ne kadar komite işi var, vb. Bunlara kendimce evrensel diyorum … Okumaya devam et Türkiye’de çalışacak üniversite seçme rehberi