İki karpuz, bir koltuk

Yeni bir mülakat dönemi daha geride kaldı.  Doktora ve yüksek lisans yapmak için başvuran birçok yeni arkadaş.  Çoğu pırıl pırıl, çoğu heyecanlı.  Yalnız küçük (ya da büyük) bir sorun var; hemen hemen hepsi piyasada çalışıyor.  Artık benim açımdan çok klişelieşmiş bir lisansüstü yapma şekli bu.  Öğrenci geliyor, aslında ne kadar çok akademik çalışma yapmak istediğini anlatıyor; şevki, eğitimi herşeyi yerinde.  Daha güzeli, çalıştığı şirket de yüksek lisans yapmasını çok istiyor ve onu destekliyor.  Sonra öğrenci başlıyor programa, hop o ilk başta ne kadar çok yüksek lisans yapmasını isteyen şirket bir canavar kesiliyor: “Derse gidersen asarım, keserim”.  Öğrenci zar zor haftada bir gün “izin” koparmayı başarıyor; izin diyorum ama genelde haftasonu telafi edilmesi gereken bir iş bu.  E bir gün koparmış okula gelmiş, bu öğrenci ne yapsın:

A) O dönem alması gereken 2+ dersi alsın.

B) Hocasıyla toplanıp çalışssın.

C) Kendisi oturup kendi araştırma sorusu hakkında çalışsın.

D) Ne zamandır görmediği lab ve bölüm arkadaşlarıyla sosyalleşsin.

E) Hepsini yapmaya çalışıp afallasın.

Bu şekilde yüksek lisans ya da doktora yapmak ya da yapmaya çalışmak hem öğrenciye hem hocaya haksızlık.  Bir yüksek lisans öğrencisi, dersleri için, lab toplantıları için, gelen konuşmacılar için, kütüphaneye gitmek için, üniversitede olmadıktan sonra, böyle bir işe kalkışmış ne yazar? Hocaya baksan, tam birşeyler tartışacak, birlikte çalışacak vakit çıkıyor, ama öğrenci yok.  Araştırma fikirleri çıkıyor, olgunlaşmadan yok oluyor.  Bir işe kalkışınca, iyi yapmak için kalkışmak gerek.  İdare edecek kadar yapmaya çalışınca herkes gayri memnun oluyor.

Bu problem çok yeni bir problem değil tabii. Yıllarca, bene kendimi şöyle kandırdım: Çocuklar da aç mı kalsın, tabii ki çalışacaklar.  Doğru. Kimse aç kalmasın. Ama piyasada çalışmanın alternatifleri var.  Asistanlık, TÜBİTAK bursiyerliği, AB projeleri vs.  Hiç birisi kolay bulunmuyor, çoğunun maaşı piyasadan düşük.   Ama yüksek lisans, doktora dedğimiz şey de geçici bir sürelik.  Biraz diş sıkmak lazım.  Aksi takdirde, hem çalışıp hem yüksek lisans yapacağım dendiğinde, karpuzlardan birisi pat diye yere düşüyor. Bu karpuz da her zaman yüksek lisans oluyor.

İki karpuz, bir koltuk” üzerine 4 yorum

  1. Geri bildirim: Bol Bilim bir yaşında | BOL BİLİM

  2. Önümüzdeki dönem İktisat yüksek lisansına başlayacağım. İşletme öğrencisi (neredeyse mezunu) olmama rağmen okula ilk girdiğim günlerden beri İktisat’a daha fazla ilgi duydum. Amacım da İktisat alanında akademisyen olmak. Bu sayfayı yer imlerime kaydediyorum. Zira çok faydalı nasihatler var. Elinize sağlık.

  3. Geri bildirim: Nedir bu doktora? | BOL BİLİM

  4. Geri bildirim: Nasıl Yaptırılır Bu Doktora?* | BOL BİLİM

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s