O fiş çekilecek…

Akademik hayatın çok sevdiğim taraflarından birisi çalışma zamanımı kendim kontrol edebilmem. Bazı günler, sabaha kadar bilgisayar başında kalır, bazı günler işe hiç gitmem. Bazen evden çalışırım, bazen kafeden. Hatta özellikle makale teslim tarihlerinden önce, ofis dışında, hoş bir yerde diğer yazarlarla buluşup çalışmak bir zevktir. Ama bazen de bu esneklikten dolayı, zamanı kontrol etmeyi bırakın, zaman sizi kontrol etmeye başlıyor. Bitirilmesi gereken bir iş bitmedikçe, insanın gecesi gündüzü kalmıyor. Çocuklar okuldan mı gelmiş, eve bir şey mi alınacak, çaydanlıktaki su mu bitti; insanın gözü hiçbir şey görmez oluyor. İnsan yoğun çalıştıkça, yoğunluğu daha da çekiyor olsa gerek ki, son bir yıldır durmadan çalışıyorum. Buna hafta sonları, bayramlar ve tatiller dahil. Oturup birebir makale yazmasam bile, e-maillerimi okumadan bir gün geçirmek olanaksız geliyor(du). Fakat, her akademisyenin başına geleceği gibi ben de işleri organize etmekten, sürekli e-mail yazmaktan, birilerinin benim adıma acil olduğuna karar verdiği işleri yapmaktan, tabir-i caizse motoru yakma noktasına geldim. (Sanırım bu durumun İngilizcesi burn-out.)

Ne yazık ki bu motor yakma durumu ilk defa başıma gelmiyor. İyi tarafından bakarsak da yıllar içinde bu durumla mücadele etmek için bir kaç taktik geliştirdim.

Tatil şart!

Motor yakma durumu ufukta görününce, ne yapıp yapıp tatile gitmek gerek. Hatta ben iş yoğunluğuma göre ne zaman photomotor yakacağımı bile kestirebilir oldum. Büyük bir konferans organizasyonu sonrası, aynı konferansa üç bildiri birden hazırlanan bir dönem sonrası gibi. Ama tatile gitmenin bile bir fayda sağlaması için adabıyla yapılması gerek derim.

1- Bulunduğunuz şehirden gidin. Belki çok bariz gelecek ama benim İstanbul’da kalarak tatil yapmayı denemişliğim var. Kendimce her gün evden çıkar şehirde başka bir tarafa giderim, arada evi toplarım filan diye naif düşünceler içinde olmuştum. Birkaç denemeden sonra anladım ki, kafanın uzaklaşması için, vücudun da uzaklaşması şart. Çalışma masanızı, kitaplarınızı göremeyeceğiniz, ne olursa, ne kadar önemli olursa olsun, ofise dönemeyeceğiniz bir yere tatile gidin.

2- Fişi çekin. Bundan birkaç şey kastediyorum. Öncelikle yanınıza bilgisayar almayın. Eğer yeteri kadar uzaklaştıysanız, muhtemelen zaten iş adına yararlı birşeyler yapamayacaksınız demektir. Boşuna sürekli dizüstü bilgisayarla gözgöze gelmeye gerek yok. Daha önemlisi e-mailleriniz okumayın. Bu adım benim için yapması en güç olanı. Kendimi çok mu önemli sanıyorum? Ben e-mail okumazsam dünya nasıl dönecek diye mi düşünüyorum bilmiyorum. Fakat yıllar içinde gördüm ki bal gibi dönüyor. Tabii ki bir otomatik cevap ayarlayarak, insanlara e-mailleri okumadığınızı ve tercihen ne zaman okuyacağınızı söyleyin. Ben yıllarca bunu şu şekilde uyguladım: Otomatik cevap ayarladığım halde, e-maillerimi okudum. Aklımca, okurum ama cevap yazmam diyordum. Fakat okuyunca zaten insanın kafası işten çıkamıyor. Mesele cevap yazamıyor olmaktan çok, ilk etapta zaten okumuyor olmakta.

3- Fişi yavaş yavaş takın. Bilgisayardan ve e-mailden yeterli bir süre uzak durunca, insan hemen herşeye tekrardan balıklama atlamak ister oluyor. Aman dikkat! Tüm biriken e-mailleri okuyup, o gazla herşeye ‘evet’ dememek lazım. Benim tercihim bilgisayarımı açtıktan sonra birkaç gün hala e-mail okumamak. Bunun şöyle bir faydası oluyor: Bana—başkası benden bir şey istemeden— önümüzdeki günlerde ne yapmak istiyorum diye düşünme fırsatı veriyor. Böylelikle acil işlerden çok, önemli işlere bakmak mümkün oluyor. Önümdeki günlerde kendim için yapacağım işler netleşince, bu sefer e-maillere daha gerçekçi cevaplar verebiliyorum.

4- Kendinizi kötü hissetmeyin. Daha az çalıştığınız ya da bir makale az yazdığınızı düşünerek, kendinizi kötü hissetmeyin: Tatil herkesin hakkı. Ayrıca bilgisayar kapansa bile, insanın beyni çalışmaya tabii ki devam ediyor. Boşlukta insanın aklına çok enteresan fikirler geliyor. İnanın, fişi çektiğiniz için sonrasında çok daha verimli çalışıyor insan.

O fiş çekilecek…” üzerine bir yorum

  1. Geri bildirim: Bol Bilim bir yaşında | BOL BİLİM

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s