Her şey detaylarda gizli…

İnsan bir araştırma yaparken, yaptığı işle ilgili birçok bilgiyi aklında tutuyor. Birisi sorsa, pat pat söyleyebilir halde:

– Alfayı neden 0.2 almıştım?

– Çokça sayı denemiştim; en iyisi buydu.

– Peki beta neden 0.8?

– Çünkü 1’e yakın olsun ama çok da yakın olmasın demiştim—aklıma ilk o gelmişti.

– Benzetimleri kaç kere tekrarlamıştım?

– Önce 20, sonra 100 ama sonuçlar değişmemişti.

Bu liste bu şekilde uzar gider. Her şey yaparken kafada saklı ama zaman geçtikçe bu detaylar yavaş yavaş uçmaya başlıyor. Oysa, bütün bu bilgiler eninde sonunda yapılan araştırmayı, sonuçları etkiliyor. Unutmamak gerek. Bir o kadar önemlisi, bir başka bilim insanının yapılan çalışmayı tekrar edip, aynı sonuçları bulabilmesi için her detay önemli.

Kayıt tutmakla barışın. Kabul edelim pek kayıt tutan bir millet değiliz. Ama iş, araştırmaya gelince derli toplu kayıt tutmak çok önemli. Öncelikle, yapılan işlerin, yapılacak deneylerin, enteresan soruların hepsinin kaydını tutmakta fayda var. Burada kayıttan kastım, çok resmi bir şey değil. Fakat, bir deneyin ortasında, insan “ben bunu neden yapıyorum” diyecek kadar yaptığına yabancılaşabiliyor. Onun için, “iki benzetme yapacağız; ilkinde 20, ikincisinde 50 etmen olacak” vs. diye yapılacak şeyleri ya da “ilk benzetmede 20 etmen vardı; ikincisinde denemek için 100’e çıkardım” gibi seçimleri bir yerde tutarsanız, daha sonra ben bunu yaptım mı yapmadım mı, nasıl yaptım, gibi detayları sürekli aklınızda çevirip durmazsınız.

Okuduğunuz her makale için iki paragraf yazın. Ben bunun çok faydasını gördüm. İnsan bir makaleyi okuduktan sonraki bir hafta içinde unutuyor. Sonra tekrar tekrar aynı makale ele gelip, “bu neydi, ben bunu okumuştum” diyor insan. Her makale için bir paragraf ne yaptıklarını anlatır, bir paragraf da sizin çalışmanız açısından ne açıdan enteresan yazarsanız, inanın daha sonra geri dönmesi çok daha kolay oluyor. Bu yazıyı İngilizce ve biraz özenerek yazarsanız, sadece sonradan dönmek için değil, değişik zamanlarda literatür özetlerinde kullanmak da mümkün.

Ortak bir çalışma ortamı kurun. Yazılan makalelerin, kodların ortak bir şekilde durabileceği bir depolama alanı, insanın işini çok kolaylaştırıyor. “Makalenin son versiyonu sende miydi, bende mi” bu çağda gereksiz bir soru. İster Subversion ister başka versiyonlama sistemleriyle, yapılan işleri ortak bir yerde tutmak ve versiyonlamak kolay. Makaleden sildiğiniz şeylerin sonradan faydalı olduğunu görürseniz, eski bir sürüme dönebilir; ya da birilerinin yaptıkları değişikliklerle ilgili yorumları okuyup, gerekli olup olmadığına karar verebilirsiniz. Ortamın yapısı için değişik şekiller mümkün ama biz genelde bir makale için dizin açıp, altında makale içerikleri, kodlar, ve sunumlar için alt dizinler açıyoruz. Böylece o makaleyle ilgili akla gelebilecek her şey o dizinde bulunabiliyor. Hatta, makalenin dergiye ilk gönderildiği zamanki metni ve kodları, sonraki revizyonlardan ayırıyoruz. Böylece, kod ve metin evrilse de, önemli zamanlardaki halleri elimizde oluyor.

Yapılanları dünyaya göstermek için bir paylaşma ortamı kurun. Bir çok zaman, araştırmayla ilgili detayların hepsi makaleye girmiyor. Fakat, bunlar yine de önemli. Özellikle programlama tarafı olan bir çalışmaysa, başkalarının denemesi için programı ve veri setini paylaşmak çok faydalı. Bunun için bir Web ortamı oluşturmak ve gruptaki herkesin, kodunu versiyonlayarak buradan indirilip, çalışır halde paylaşmasını sağlamak şart. Nedense yazması kolay, yapması en zor adımlardan birisi bu. Birçok kere, okuduğumuz makalelerin yazarlarından kaynak kod istediğinizde, kodun yanan bir bilgisayarda kaldığını ya da tam iki dakika önce buharlaştığını öğrenebiliyorsunuz. İşin garibi, bizim kendi kodumuzu kaybettiğimiz de oldu. Kabul edilemez. Bunu kendinize ve araştırma grubunuza (ve bana) sık sık tekrarlayın.

Diyeceğim şu: Elinizden geldiğince yaptığınız çalışmayı, baştan yapılabilir halde kaydetmeye özen gösterin. Gerek sizin zaman için neler yaptığınızı anlamanızda, gerek başkalarına anlatmanızda en önemli detaylar bu kayıtlardan çıkıyor.

Her şey detaylarda gizli…” üzerine 3 yorum

  1. Akademisyenliğe adım atan biri olarak hemen hemen bütün yazılarınızı okudum. Tecrübeler çok değerli. Tecrübelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.

  2. Geri bildirim: Bol Bilim bir yaşında | BOL BİLİM

  3. Geri bildirim: Sabunlamadan, şişirmeden | BOL BİLİM

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s