İnekler, bilgisayarcılar ve tekrar edilebilir araştırma (Türkçe)

Epey bir süre önce verdiğim sözü tuttum ve bugün katılacağım kolokyumu da bahane ederek konuşmamı Türkçe'ye çevirdim. Sunum dosyasını şu adresten indirebilirsiniz.

Nedir bu doktora?

Türkiye'de her dönem birçok öğrenci üniversitelerin doktora programlarına kayıt oluyor. Bu programların çoğunda ise, doktora nedir, ne beklenir, süreç nasıl işler diye bir bilgilendirme yok. Genelde bilgiler, daha eski öğrencilerden altlara doğru akıyor. Bu çok değerli; fakat aslında daha nesnel bir şekilde doktora öğrencilerine doktoranın adımlarını anlatabilmemiz lazım. İşte başlıyorum. Dersler Türkiye'deki hemen hemen her … Okumaya devam et Nedir bu doktora?

İnekler, bilgisayarcılar ve tekrar edilebilir araştırma

Dün akşam Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nde bir konuşma yaptım. Arada söz Bol Bilim'e de geldi. Çünkü: Burada tam zamanlı elamanım. Konuşmadaki bazı şeyleri daha önce burada da tartışmıştık. Sunumu göndereceğime söz verdim. İyisi mi dosyayı da Bol Bilim üzerinden paylaşayım. Bir ara Türkçe'ye de çevirirsem harika olacak. Bakalım. 

Sabunlamadan, şişirmeden

Her geçen yıl, bir önceki yıla göre daha çok makale yazılıyor. Bizde de, dünyada da durum bu. Şaşırmamak gerek. Bir kere araştırmacıların üzerindeki baskılar arttı. Onun için ufak-büyük demeden her çalışmayı makaleye çevirmek için muazzam bir çaba var. Bu çabanın üzerine bir de kolayca veri toplanmasını ve süratleri gün be gün artan bilgisayarları koyun; resim kendiliğinden tamamlanır. Bol araştırma, … Okumaya devam et Sabunlamadan, şişirmeden

Yüksek Lisans Öğrencisi Gözünden Kongre Macerası

Bu sefer BolBilim sayfasını, Konya'dan Fatma Akın'a bırakıyoruz. Geçen gün tam da ulusal bir kongrenin dönüşünde Pınar Hoca'nın ve öğrencilerinin organize ettiği  konferans hakkındaki yazıyı okududum. BolBilim'de bir de yüksek lisans öğrencisi gözünden ulusal bir kongre deneyimini paylaşmak istedim. Ben de yaşam bilimleri dünyasından akademinin içine girmeye çalışan bir yüksek lisans öğrencisiyim. Lisans eğitimimi Moleküler … Okumaya devam et Yüksek Lisans Öğrencisi Gözünden Kongre Macerası

Upuzun kısacık yaz

Yaz... Bir akademisyenin 60 hafta olarak hesapladığı zaman dilimi. Bir ton iş yaza bırakılmıştır. Makalelerin toplanması, yeni bir konu öğrenme, okunacak yüzlerce çalışma, ders notlarının gözden geçirilmesi. Kaba hesapla 75 haftalık iş. Bir de konferanslar var tabii. Her şey dahil inek tatili. Ben de bir konferanstan yeni döndüm. Üç yılda bir yapılan, çalıştığım alanın en önemli … Okumaya devam et Upuzun kısacık yaz

Kısa yazmak için uzun zaman

“I didn't have time to write a short letter, so I wrote a long one instead.” Mark Twain‡ İki haraketle dünyaları anlatan, şakanın bile eşeğini icat etmiş bir ulusuz biz. Fakat iş yazmaya gelince durum birden değişiyor. Yazanın içinden bir Proust çıkıveriyor. Cümle bir başlıyor, bir paragraftan aşağı bitmiyor. Ağdalı mı ağdalı, ciddi mi ciddi … Okumaya devam et Kısa yazmak için uzun zaman

Sahne tozu

"Makale yazmak iyi de, sunuş yapmak kötü." İlker, 2005 Şu aşağıdaki sayfa 2005 yılında yaptığım sunumdan. Ki bu yine iyi; aynı sunumda ne sayfalar vardı görseniz şaşarsınız. İlk bakışta size çok kötü gelmemiş olabilir. Ancak ben bu sunumu, kendi alanımın önde gelen konferanslarından birinde yaptım. Salondaki herkes konuya hakimdi. Ben yine de inatla hem matematiksel ifadeleri vermişim, … Okumaya devam et Sahne tozu