Sabbatical = Akademik Huzur

Odanıza gelen bir öğrenci, hiç ara vermeden, aslında neden daha iyi bir not alması gerektiğini anlatıyor. Ve hayattan tek beklentiniz, odanızdan çıkması… Ya da, bölüm toplantısında, bir hoca, bilmem kaçıncı defa, aynı garip yöntemi uygulamayı öneriyor. Ve hayattan tek beklentiniz, toplantının bitmesi… Ya da, bir makale için bir literatür özeti yazıyorsunuz, son üç yılda yapılan … Okumaya devam et Sabbatical = Akademik Huzur

Gör, duy, konuş

Cinsel taciz var. Cinsel taciz gerçek. Cinsel taciz yaygın. Keşke daha çarpıcı yazabilsem. "Kadınlar aynı alanda erkeklere göre kendilerini daha güvensiz hissediyorlar." Bu cümleyi okuduktan sonra "Eh herhalde yani," diyerek gözlerinizi devirdiniz mi? Tekrar tekrar okuyun. Cümlenin korkunçluğu insanı yavaş yavaş sarıp boğuyor. Konuşmuyoruz. Oysa çok konuşmamız gerek. Daha çok. En çok da üniversitede. Kampüs bir … Okumaya devam et Gör, duy, konuş

Firmalara danışman, danışmanlara firma

"Bakınız, üniversite-sanayi ilişkisi çok önem..." Çaaat! Terliği televizyona yapıştırdım. Yahu, tamam anladık. Pek önemli, çok önemli, en önemli. Kimse, üniversiteler firmalarla çalışmasın; firmalar sakın üniversitelere danışmasın demiyor ki... Aynı lafları geveleyip durmayın. Tamam, her iki tarafta da birlikte çalışmaya hiç yanaşmayan, hatta haberi bile olmayanlar var. Onlar için bir çıkış, önlerine başarı hikâyeleri koymak olabilir. … Okumaya devam et Firmalara danışman, danışmanlara firma

İnekler, bilgisayarcılar ve tekrar edilebilir araştırma

Dün akşam Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nde bir konuşma yaptım. Arada söz Bol Bilim'e de geldi. Çünkü: Burada tam zamanlı elamanım. Konuşmadaki bazı şeyleri daha önce burada da tartışmıştık. Sunumu göndereceğime söz verdim. İyisi mi dosyayı da Bol Bilim üzerinden paylaşayım. Bir ara Türkçe'ye de çevirirsem harika olacak. Bakalım. 

Lisansüstü öğrencisine nasihatler*

Yüksek lisans veya doktora yapmakla ilgili çeşitli yazılar yazdık. Neden yapılacağı, nasıl yapılacağı konularından bahsettik. Peki, başladıktan sonra neler oluyor ve tabii neler olmalı? Türkiye'de eğitim daha çok aileler için yapılıyor demiştim bir yazıda. Ama lisansüstü tabii ki öyle değil. Hatta kimi zaman, ailelere rağmen yapılıyor. Onun için artık “yapmış olmak için yapmak” modundan çıkın. … Okumaya devam et Lisansüstü öğrencisine nasihatler*

Akademik kariyeriniz kaç karış?

Akademisyen olmayı ilk düşündüğüm yıllarda, sevdiğim bir hocam bana, “Mutlaka akademisyen ol. Sabahtan derslerini verirsin, saat 2'de eve döner, ev işlerini halledersin” demişti. Sanırım, ev işlerini halletmenin kadınların yükümlülüğü olduğu zamanlardı. Akademisyenlerin yükümlülüğünün ise sadece ders vermek olduğu zamanlar... Oysa şimdi, araştırma yapmak, araştırma sonuçlarından yayın çıkarmak, ve bunların başkaları tarafında görülmesini sağlamak akademik kariyerin … Okumaya devam et Akademik kariyeriniz kaç karış?

Yeni yılın sizden bekledikleri var!

İlker, herkese iyi bir yıl dileyip dükkanı kapadı ama  benim söylemeden duramayacağım bir konu var: Yeni yıldan beklediklerimiz. Her yıl, bir senenin bitmesinin verdiği ağırlık, bir de bunun akademisyenler için dönem sonuna denk gelmesiyle katlanan yorgunlukla insan sevdiği, önemsediği şeylere ne kadar az zaman ayırdığını görüp, hayıflanıyor. Haydi, yılbaşı gelmeden önce oturun ve 2015'te yaptığınız, … Okumaya devam et Yeni yılın sizden bekledikleri var!

O aradığınız aday benim

Akademide olmayan birisi çıkıp da bizim işlere burun kıvırmıyor mu deli oluyorum: "Oh istediğin zaman çalış, istediğin zaman yat. Keyif sizde." Tamam sabah dokuz-akşam beş bir iş değil bizimkisi. Fakat günü geceye karıştırıp, deli gibi çalışıyoruz bre. Bir de sırıtarak ekliyor: "Zaten mezun oldun mu işin de hazır." Yuh! Duyan da akademik pozisyon bolluğu var sanır. Hele iyi bir … Okumaya devam et O aradığınız aday benim

Durma, durdukça gündem seni yenecek

Yandaki haberi ve ardından olanları bazılarınız okumuştur. Ünlü sanatçı ülkeden ayrılmak istediğini açıklamış. Sanatçı kim bilemiyoruz çünkü haberi verenler resmi buzlamışlar. Klasik numara. Resmi görmek istersen tıklayacaksın, onlar da okunma sayılarını artıracaklar. Buraya kadarı alıştığımız şeyler. Yeni normalimiz. Bir de haberin altına yazılan yorumlar var: Kaba saba bir dille "yürü git" demeler, küçümsemeler, yakası açılmamış küfürler... Meğer gitmeyi planlayan sanatçı Gérard … Okumaya devam et Durma, durdukça gündem seni yenecek

Hocalar ve üniversite sınavı

Bir LYS dönemi daha geride kaldı. Bizim zamanımızda iki aşamalı sınava girer, ikinci sınava gitmeden tercih sıralaması yapardık. Sonra bir gün nereye girdiğimiz belli olur, hikaye de biterdi (ya da başlardı). Birçok kişi, lise iki hatta lise birden itibaren, fenci mi olsam sosyalci mi olsam diye düşünür, karar verdikten sonra puan türüne göre girebileceği meslekleri … Okumaya devam et Hocalar ve üniversite sınavı