Sabbatical = Akademik Huzur

Odanıza gelen bir öğrenci, hiç ara vermeden, aslında neden daha iyi bir not alması gerektiğini anlatıyor. Ve hayattan tek beklentiniz, odanızdan çıkması… Ya da, bölüm toplantısında, bir hoca, bilmem kaçıncı defa, aynı garip yöntemi uygulamayı öneriyor. Ve hayattan tek beklentiniz, toplantının bitmesi… Ya da, bir makale için bir literatür özeti yazıyorsunuz, son üç yılda yapılan yayınların çok çok azını bildiğinizi farkediyorsunuz. Ve hayattan tek beklentiniz emeklilik…

Sakin olun; hepimize oluyor;  sizin “sabbatical”’ınız gelmiş!

Sabbatical nedir?

Kelime aslında “şabat” kavramından geliyor. Uzun bir çalışmanın arkasından gelen dinlenme ve yenilenme dönemine verilen isim. Birçok alanda değişik uygulamaları var. Akademide, altı yıl çalıştıktan sonra bir yıllığına ara verilmesine sabbatical izni deniyor. Artık sizin için yenilenme ne demekse, ona denk gelecek şekilde bu yılı kullanabiliyorsunuz. Sabbatical yılında bir kütüphaneye kapanıp yıllardır çalıştığı konular üzerinde kitap yazan da oluyor, tüm araştırma işlerini geride bırakıp dünyayı bisikletle gezen de, yepyeni bir konuyu öğrenmek için o konunun çalışıldığı bir merkeze giden de… Dünyadaki pek çok okulda, sabbatical izni bir hak ve üniversite size neden gidiyorsun, nereye gidiyorsun, ne yapacaksın diye sormuyor. 

Ithaca087.jpg

Ithaca 2011

Aslında sabbatical iznine çıktıktan sonra insan daha fazla düşünüyor yapacaklarını. İlker, bizim sabbaticalın ilk ayında o zamanki blogumuzda şöyle yazmış: “Pınar ve ben de henüz tam bu işi [sabbatical] anlamış değiliz. Çok darda kalırsak, “Çocuklarla daha çok zaman geçiriyoruz işte!” deyip işin içinden çıkıyoruz. Hoş sabbatical’dan bunun beklendiğini pek sanmıyorum. Açıkçası acele etmek istemiyoruz. Önce eldeki yarım işleri ufak ufak bitirelim; o arada da düşünürüz. Pınar ilgilendiği ya da ilgisini çeken konular gibisinden bir liste oluşturuyor. Hiç fena bir fikir değil…”

Türkiye’de sabbatical izni—benim bildiğim kadarıyla— dünyayı gezmek için kullanılamıyor! Ama, eğer araştırma yapmak için bir yere gidecekseniz buna izin var. YÖK’ün görevlendirme esasları arasında, ismi sabbatical yerine uzun süreli görevlendirme olarak, böyle bir izin yapma hakkı detaylı açıklanmış. Bu hakkı kullanmak istediğinizde, genelde önce bölüme başvuruyorsunuz. Birçok zaman, nereye gideceğinizin ve niye gideceğinizin belli olması lazım. Bunu göstermek için de davet mektubu ve yapılacak çalışma ile ilgili bir öneri olması gerekli. Bölümler bu aşamada en azından iki şeye bakıyorlar:

  • Gidilecek yer ve yapılacak araştırma faydalı mı?

  • Bu hoca bir sene bölümde olmadan idare edebilir miyiz?

Birçok zaman bölümler ikinci maddede duraksıyor. Zaten var olan kadroyla, ucu ucuna giden bir bölüm, bir kişi eksik nasıl işleyecek? Tabii kalan hocaların giden hocanın işlerini de üstlenmesi gerekecek. Özellikle, verdiği mecburi ders varsa ya da danışmanlık işleri varsa, bunlar ortada kalamaz. Belki, niye durup dururken başkasının işini üstüme alayım diye düşünebilir insan. Fakat, bir kişinin sabbatical’a gitmesi aslında sadece o kişiye faydalı olmuyor. Giden hoca, gittiği üniversitede değişik bir kültürü görmüş oluyor. Seminerlerini nasıl yapıyorlar, mecburi derslerini ne kadar sık açıyorlar, hoca-öğrenci ilişkileri nasıl, hocalar birlikte ne kadar, nasıl çalışıyorlar, ve bunun gibi nice detay. Bu detayları gören hoca, bu kültürün bir kısmını geri kendi bölümüne, kendi araştırma grubuna getiriyor. Onun için, bir hoca yurtdışına gidiyor, tüm yükü bize kalıyor diye düşünmemek lazım. Diğer taraftan, eğer bir bölümde sabbatical iznine gitme kültürü oluşursa, o zaman her sene başka bir hocaya bu izin verileceği için, uzun vadede yine bölüm içinde bir eşitlik sağlanacaktır.

Organizasyon

Diyelim, bölümünüz genel olarak sabbatical iznine sıcak bakıyor. Siz de gitmeyi istiyorsunuz. Nerden başlamalı? İlk etapta nereye gitmek istediğinizi seçmekte fayda var. Bunun için de aslında yapacağınz araştırmayı düşünerek başlayabilirsiniz. Eğer aynı konularda çalışmayı hedefliyorsanız, sizinle aynı konferanslara gelen, birlikte çalıştay yaptığınız veya bazı makalelerde eş yazar olduğunuz kişilerin okulları çok ideal olabilir. Hem tanıdık birisi olması, hem ortak çalışma konusu oraya gittiğinizde çabuk entegre olmanızı sağlayacaktır. Eğer, Türkiye’de kullanamadığınız bir ekipmanı kullanmak üzere bir araştırma yapacaksanız, belki o ekipmanın olduğu okullar seçenekler arasına girebilir. Benim önerim önce olabilecek yerlerin bir listesini yapmak.

Bundan sonra, diğer kısıtları düşünerek listeyi daraltmak gerek. Çocuğunuz varsa, onlara uygun okul var mı? Fiyatları uygun mu? Çocuğunuz küçükse, kreşler var mı ya da buradan ona bakacak bir kisi gidebilecek mi? Eşiniz de akademisyense, o da sizinle aynı yerde sabbatical izni almaktan faydalanabilecek mi? Herkesin durumuna göre kısıtlar tabii ki farklı olur. Biz İlker’le sabbatical’a giderken, aklımızdaki en büyük soru işareti çocuklarla ilgili olanlardı. Hatta, çocuklar çok küçük olduğundan, sık sık doktora gitmek gerekir diye ben İngilizce konuşulmayan her yeri listeden sildim.

Bir başka dikkat edilebilecek şey, gittiğiniz yerin sizin gibi ziyaretçi araştırmacılara ne kadar alışık olduğu. Bu şundan önemli: Gittiğiniz zaman birçok işlemle uğraşmanız gerekiyor. Kütüphane kartından, park yeri iznine sizi bekleyen işler var. Bazı okullarda, bu işler ziyaretçiler düşünülerek hazırlanmış. Örneğin, bizim Amerika’da gittiğimiz okul bu şekildeydi. Gider gitmez aldığımız bir ziyaretçi araştırmacı kartı sayesinde, birçok işimizi halledebildik. Fakat, İspanya’da sabbaticala gitmiş bir arkadaşımdan bunların çok vakit aldığını ve aylarca üniversitedeki birçok hizmetten yaralanamadığını duymuştum.

Aklınıza yatan yerler listesi biraz daraldığı zaman, oralardaki tanıdıklara yazıp süreci sormaya başlayabilirsiniz. Birçok okul, sabbatical için gelecek kişilere sıcak bakıyor. Gitmek istediğiniz bölümde bir tanıdık, ben bu kişiyle çalışmak isterim derse, durum daha da kolaylaşıyor. Sonuçta karşı tarafa bir yükünüz yok. Size verecekleri en fazla bir ofis. Fakat, eğer kullanmak istediğiniz kaynaklar daha fazlaysa (laboratuvar vs.) karşı taraf daha seçici olabilir. Tanıdığınızla ilk teması yaptıktan sonra, ilgili bölümün başkanına yazarak, kim olduğunuzu, neden gelmek istediğinizi yazmanızla süreç ilerliyor. İşler olumlu giderse, üniversiteden bir davet mektubu geliyor.

Yer konusu netleştikren sonra, iki koldan ilerlemek gerek. Birinci kol, bölüm, fakülte vs. gibi üniversite içi bürokrasiyi  başlatmak. Bunun için okulda işlerin nasıl işlerin nasıl ilerlediğini öğrenmek faydalı. Mesela, ODTÜ’deki süreç şu şekildeymiş. İkinci kol, hemen vize almak, ev bakmak, gerekliyse çocukların okul işlerini halletmek vb. işlerle uğraşmaya başlamak. Bir yandan ordaki planları yaparken, bir yandan buradaki evi organize etmek, kiraya verilecekse kiracı bulmak gibi işlerle uğraşmak gerekiyor. Bizim ev bulma sürecinde kullandığımız site sabbaticalhomes.com. Akademisyenlerin sabbatical iznine giderken evlerini kiraya verdikleri bir site. Evler genelde mobilyalı oluyor. Bizim de bulduğumuz ev böyleydi. Çocuklu akademisyenler olduğu için, evde hem bol bol oyuncak vardı, hem de yazıcı, Internet bağlantısı vs. çalışır durumdaydı. Eve gidip yerleşmemiz oldukça az zaman aldı.

Para İşleri

Sabbatical izni normal şartlar altında ücretli izin. Yani maaşınız yatmaya devam ediyor. Fakat, bazı vakıf üniversitelerinde ek kurallar olabiliyor; altı aya kadar tam maaş, daha uzun izinlerde %70 gibi. Önce buna dikkat etmek lazım. Fakat, her durumda burda aldığınız maaş, sizin başka bir ülkeye gitmeniz ve orada yaşamanız için yetmiyor. Bunun için ek para bulmaya çalışmakta fayda var. Benim bildiğim üç kaynak var:

  • TÜBİTAK 2219 Doktora sonrası bursu: Belirtilen zamanlarda, bir araştırma önerisi ve davet mektubuyla başvurabiliyorsunuz. Kabul edilirse, uçak biletinizi ödüyorlar ve örneğin ABD için her ay 2500 Dolar veriyorlar.

  • Marie Sklodowska-Curie Aksiyonları: Burada Avrupa’dan dışarı gidenlere verilen bir burs var. Gideceğiniz yerdeki yaşam, seyahat ve araştırma harcamalarına destek oluyor.

  • Gideceğiniz okul: Özellikle ABD’ye gidiyorsanız, gittiğiniz okulda ücret karşılığı ders verebilirsiniz. Bunu önceden gideceğiniz üniversitedekiler ile konuşabilirsiniz. Bazen orada bu seçenek çıkabiliyor.

Peki değer mi?

_DSC1272_NEF_embedded

Rochester 2012

Şimdi eminim aklınızdan bu geçiyor. Bu kadar işi yapıp, toparlanıp, bilmediğim bir yere

gidip bir seneliğine hayat kurmaya değer mi? İnanın değer. Bir kere işleri yapmaya başlayınca, insana inanılmaz bir enerji geliyor ve herşey halloluyor. Sabbatical’a gitmek ise çok faydalı oluyor; hem size, hem aileye. Biz sabbaticaldayken, yeni konularda çalıştık, çok enteresan konuşmalar dinledik, bol bol yazdık, çok gezdik, çocuklarımız kendi dilleri gibi İngilizce öğrendi. Döndükten sonra, hala hep anlattığımız güzel anılar oldu.

Onu bırakın, insan geri dönünce, hem bölüm toplantılarına, hem de yakınan öğrencilere çok daha kolay tahammül ediyor.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s