Zor zamanlar…

Bir kaç aydır akademiden notlar yazıyoruz.  Akademisyen olmak zor.  Ama bu ülkede, bu gündemle olmak daha da zor.  Her ne kadar kafanızdan çıkarmak isteseniz de bazen olmuyor işte.. Elif Özkırımlı yazdı. Neden akademisyen oldum? Bu sorunun benim açımdan birkaç yanıtı var. Herkesin yanıtı farklı olabilir. Benimki de zaten neredeyse her gün değişir. Hatta bazı günler … Okumaya devam et Zor zamanlar…

Derslere gelmeyen öğrenciler diyor ki…

Yine hiçbir şeyin yetişmek bilmediği bir dönem. Akşam ertesi günkü derse hazırlanmak için oturuyorum. Akademide şöyle bir efsane vardır: Hocalar dersleri bir kere hazırlar, birkaç kez verdikten sonra herşey cillop gibi hazır olur; sonraki yıllarda hoca elini kolunu sallayarak derse gider ve zaten hazır olan dersini anlatır çıkar. İçerik açısından az sayıda giriş dersi için … Okumaya devam et Derslere gelmeyen öğrenciler diyor ki…

Eyvah Mahmut Hoca (ya da akademik dürüstlük)

Yine bir konuk yazarımız var: Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nden Elif Özkırımlı Ölmez.  Konu akademik dürüstlük.  Yazıdaki testi mutlaka bir yapın. Eyvah Mahmut Hoca (Ya da Akademik Dürüstlük) Ben Hababam Sınıfı’nı izleyerek büyüdüm. Kuzucuklarım, Çekirge, Mahmut Hoca gibi sözleri duydum mu gülmeden duramam. Hababam Sınıfı’nda sınıf üyeleri bir yaramazlık yapar sonra Mahmut Hoca bizim haylazlara … Okumaya devam et Eyvah Mahmut Hoca (ya da akademik dürüstlük)

İki karpuz, bir koltuk

Yeni bir mülakat dönemi daha geride kaldı.  Doktora ve yüksek lisans yapmak için başvuran birçok yeni arkadaş.  Çoğu pırıl pırıl, çoğu heyecanlı.  Yalnız küçük (ya da büyük) bir sorun var; hemen hemen hepsi piyasada çalışıyor.  Artık benim açımdan çok klişelieşmiş bir lisansüstü yapma şekli bu.  Öğrenci geliyor, aslında ne kadar çok akademik çalışma yapmak istediğini … Okumaya devam et İki karpuz, bir koltuk

5N1K: Makale yazmak

Akademik çalışmaların sonuçları genelde makaleler  yazılarak bilim dünyasına duyurulur. Enteresan bir şekilde özellikle Türkiye'deki öğrenciler bu yazma işini pek sevmezler.  Bir çok insanda şöyle bir önyargı var: "Ne güzel çalışmalar yapıyoruz.  Keşke bunları yazmak zorunda olmasak, hep esas işi (araştırmayı) yapsak." Oysa araştırma yapmak ve yazmak birbirlerini tamamlayan, ayrı düşünülemeyecek şeyler.  Daha önemlisi, nasıl araştırma … Okumaya devam et 5N1K: Makale yazmak

Sosyalci misin? Fenci mi?

Türkiye'de insanlar ikiye ayrılır: sosyalciler ve fenciler. Bir aslı olmayan bu ayırım, yaklaşık lise ikide başlar. Bir öğrenci matamatikte biraz zorlandı mı, etraftan hemen dahihane bir fikir gelir: “Sen sosyalci ol”. Kastedilen şudur: “sen boşuna kasma, sosyalden birşeyler ezberler, yine üniversiteye kapağı atarsın”. Hele de öğrenci kızsa, ne alemetse bu “sosyalci ol” fikri, fikirlikten çıkıp … Okumaya devam et Sosyalci misin? Fenci mi?

Zaman sadece biraz zaman…

Benim akademisyen olduğumda farkettiğim en önemli şey zamanın çok az olduğu ve iyi kullanmazsam, herşeyin patladığı.  İlk başta, zaman kısıtının aslında her meslek için benzer bir zorluk olduğunu düşünüyordum fakat gittikçe akademisyenlerin daha özel bir durumda olduğunu düşünmeye başladım.  Bunun galiba iki sebebi var: Birincisi, birçok işte insanın bir patronu oluyor.  Patron çok iş verirse, … Okumaya devam et Zaman sadece biraz zaman…