Araştırma dersi açıyorum, açıyorum, açtım

Yaklaşık iki yıldır kendi araştırma konumun biraz dışında bir konuda çalışıyorum. Bu değişim ani oldu. Yani, düşünüp, okuyup, araştırıp ben artık bu yeni konuda çalışacağım demedim. Tam tersine, bir gün e-postalarım arasında iyi bir derginin, bir özel sayısı için makale ilanı gördüm. O zamanki iki doktora öğrencim ile bu ilan üzerinde konuşurken, aklımıza bir takım fikirler geldi. Onları bu alana uygulayabilir miyiz filan diye düşünürken, paldır küldür bu alanın içinde buldum kendimi. E bilmediğin bir konuyu öğrenmenin en iyi yolu nedir? Tabii ki bu konu hakkında bir ders açmak! Zira bir konuyu anlatarak ve başkalarıyla tartışarak öğrenmekten daha iyi bir yol düşünemiyorum.

Demesi kolay ama cesaret edip dersi açması gerçekten zor. Neyse, sonunda bu dönem şeytanın bacağını kırıp dersi açtım. Göreceli olarak yeni bir konuda bir yüksek lisans araştırma dersi açmak ile daha başı sonu belli bir ders açmak arasında farklar var. İlker, daha önce yeni bir ders hazırlama konusunu yazmıştı.

Benim şansıma etrafımda bu dönem yeni araştırma dersi açan birkaç arkadaş daha var. Ben de fırsat bu fırsat, hepimizin tecrübelerini kayıt altına alayım dedim: Dediğim gibi bazı konularda, özellikle lisans konularında, başı sonu çok belli olan dersler vardır. Örneğin, bir programlama dersi verecekseniz, örnekleriniz, konu anlatış sıranız değişse de, işleyeceğiniz konular üç aşağı beş yukarı bellidir. Böyle dersler için bir ders planı yapmak nispeten kolaydır. Oysa, araştırma derslerinde, derste işlenen konuları seçmek bile başlı başına bir iş haline gelebiliyor. İnsan bir dünya materyalin içerisinden sürekli okuyarak ve materyalleri organize ederek derse bir kurgu oturtmaya çalışıyor. Genelde böyle konularda bir ders kitabı olmadığı için ders için ana kaynak yakın zamanda yazılmış bildiriler ve makaleler oluyor. Fakat, bunların hangisi hangisiyle alakalı, tam aynı problemi mi çözmeye çalışıyorlar gibi sorular dersi hazırlarken havada sürekli uçuşuyor. En moral bozucu olan ise saatlerce makale okuduktan sonra, insanın okuduklarını derse koymamaya karar vermesi. Grrr. Yine de olabildiğince işlenecek konuları 4-5 başlık altında dönem başında belirlemek faydalı. Ama her konuya ne kadar vakit ayrılacağı bence ancak ders devam ederken anlaşılıyor. İnsanın bunu hemen anlatırım dediği şey, çok ilgi çekerse üzerinde bir hafta daha geçirmek faydalı oluyor.

Dersin önemli bir kısmını öğrencilerin hazırlamasını sağlamak böyle derslerde çok iyi bir fikir. Bunu yapmanın değişik şekilleri olabilir. Eğer, dersin kullanılan bir ders kitabı varsa, öğrenciler bu kitaptan bölümleri kendileri anlatmak üzere hazırlayabilirler. Benimki gibi kitabın olmadığı durumlarda, öğrencilerin kitap bölümü yerine önceden seçilmiş makaleleri okuyup, bunları anlatmaları mantıklı. Bunun en azından iki şekilde yapıldığını biliyorum: İlkinde, o hafta için seçilen makaleyi bir kişi okuyor ve diğerlerine anlatıyor. İkincisinde, makaleyi herkes okuyor ve anlatmadan çok makalenin tartışıldığı bir ortam yaratılıyor. Ben her zaman ikincisini tercih ediyorum. Bu şekilde herkes derse hazırlanmış geliyor. Daha da önemlisi herkesten okudukları makale ile ilgili bir sayfalık bir rapor istiyorum. Bu raporun bir kısmı özet (okuduğumuz makalede ne yapmışlar, ne bulmuşlar), bir diğer kısmı (bu makalede neyi beğendim, neyi beğenmedim, ne daha iyi yapılabilirdi). Bunu yazmak bence çok önemli çünkü birçok zaman insan bir makaleyi okuyunca aklından çok şey geçiyor fakat yazmadığı zaman bu düşünceleri kafasında organize edemiyor. Düşünceler uçup gidiyor. Yazdığı zaman derste şunları söyleyeceğim diye derse geldiği için güzel bir tartışma oluyor.

phd072114s

Araştırma derslerinin ödevleri ise bazı açılardan ayrı bir zorluk. Böyle derslerde en sık karşılaşılan, büyük bir dönem projesi olması. Fikir şu: Dönem içinde öğrenciler değişik konulara hakim olurlar ve daha sonra bunlardan biri üzerine daha derinlemesine çalışırlar. Ben genelde, bu projenin üç etapta yapılmasını tercih ediyorum. Zira, dönem sonu yapılan proje bana hep son ana bırakılmış ve kalite olarak istenenin altında kalmış gibi geliyor. Onun için, dönem içinde yaklaşık 4 haftada bir, projenin belirli bir kısmına gelinmiş olmasını bekliyorum ve bu kısımı sınıfta herkesin göstermesini şart koşuyorum. Sınıfta gösterildiği için herkes birbirine geri beslemede de bulunabiliyor. Tek seferde de olsa üç seferde de olsa, belki daha önemli soru bu projenin kapsamının ya da büyüklüğünün ne olacağı. Bu kapsam kısmında değişik derslerde değişik büyüklükleri denedim. Bu tür bir dersi ilk açtığımda, her öğrenci grubuna bir proje yaptırdım. Proje var olan bir makaledeki yöntemi tekrardan programlamak ve geliştirmeyi gerektiriyordu. Sınıfın en iyi grubu çok iyi yaptı (hatta sonrasında daha da ilerletip makale çıkarttılar), fakat diğerleri neredeyse kayboldu. Herkes bu kadar büyük ve değişik bir proje yapmaya yeltendiğinde, hocaya da tabii çok iş düşüyor. Her proje ekibiyle düzenli görüşmek, yapacakları geliştirmeleri konuşmak ve tartışmak gerekebiliyor. Son bir-iki araştırma dersimde, daha ucu belli projeler vermeyi seçiyorum. Ve herkese aynı projeyi veriyorum. Bunun iyi bir tarafı, öğrenciler kendi aralarında tartışabiliyorlar. Projeye geri bildirim yapabilecek tek kişi ben değilim. Bu şekilde olunca, herhangi bir grubun makale çıkarma ihtimalleri zayıf da olsa, en azından herkesin dersle ilgili elle tutulur bir proje tamamlamış olmalarını sağladığımı düşünüyorum.

Böyle bir araştırma dersi vermenin konuyu öğrenmek dışında da bence iki temel faydası oluyor. Birincisi, sizinle yüksek lisans doktora yapacak öğrenciler, bir dönemde çokça makale okuyup, yazıp “turbo mod”unda tezlerine hazırlanmış oluyorlar. İkincisi, sizin açınızdan bir araştırma dersi vermek, konu hakkında kafanızı toplamanızı sağlıyor. Hangi alt konularda boşluk var, ne tür veri setleri var, şöyle bir yöntem geliştirsek nelerle karşılaştırabiliriz gibi soruların bir nebze de olsa cevapları oluyor.

Ders mayıs ortasında bitiyor. Siz bendeki projeleri o zaman görün 🙂

Araştırma dersi açıyorum, açıyorum, açtım” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s