Akademik liderliğiniz ne renk?

Hollanda akademik hayatında, Türkiye akademik hayatımda çok karşıma çıkmayan bir konu var. “Bu yıl kendini geliştirmek için ne yaptın” diye özetlenebilir. Utrecht Üniversitesi, çalışanlarının zamanlarının %10’unu kendileri için harcamalarını istiyor. Örneğin, “daha iyi nasıl ders verebilirsiniz” diye bir çalıştaya gitmek, “proje yazmanın püf noktaları” seminerlerine katılmak bunlar arasında sayılıyor. Genelde bu etkinlikler uzun soluklu oluyor. … Okumaya devam et Akademik liderliğiniz ne renk?

Araştırma için ilk adımlar

Dünya'nın pek çok yerinde olduğu gibi Türkiye'de de araştırma yapmaya geç başlanıyor. Lisans seviyesindeki arkadaşların da projelere katıldıkları oluyor elbette. Ancak bu oldukça nadir. Aslına bakarsanız çoğu zaman yüksek lisans seviyesinde bile tam anlamıyla araştırma yapıldığı söylenemez. Araştırma doktora seviyesinde yapılır diye bir ezber tutturulmuş gidiyor. Peki nasıl başlamalı? Bu önemli soru da bizi işin … Okumaya devam et Araştırma için ilk adımlar

Türkiye Akademisi’nden Hollanda Akademisi’ne Kısa bir Yolculuk

Yaklaşık altı aydır Hollanda’dayız. Ben, Utrecht Universitesi, Bilgisayar Bilimleri’nde hocalık yapıyorum, İlker ise Erasmus Üniversitesi, Ekonometri Enstitüsü’nde. Yani, yıllardır alışık olduğumuz akademik ortamın dışında, ama yine de akademinin içindeyiz. İnsan, içinde bulunduğu kuruma alıştıkça, bir rahatlama içerisine giriyor. Buralar benden sorulur hissi belki de. Yeni bir kuruma, hele başka bir ülkede yeni bir kuruma gidince, … Okumaya devam et Türkiye Akademisi’nden Hollanda Akademisi’ne Kısa bir Yolculuk

“Merhaba, ben burada yeniyim.”

Uzunca bir aradan sonra tekrar bir Bol Bilim yazısının başına oturdum. Değmeyin keyfime. Bazılarınızın zaten haberi vardır. Senenin başında Hollanda'da çalışmaya başladık. Taşınmaydı, yerleşmeydi derken aylar hızla geçti.  Meğer yeni bir çevreye alışmak ne kadar meşakkatli bir işmiş, ne çok zaman alırmış... Sonunda ufak ufak alıştık. Hatta yeni hayatımıza ısınmaya bile başladık. Bu yazıda yeni … Okumaya devam et “Merhaba, ben burada yeniyim.”

Akademisyen portresi

Bugüne kadar akademisyen olarak yaptıklarımız üzerine bir sürü şey yazdık. Daha çok pratik konular: derse girme, makale yazma, sunum hazırlama, proje konusu belirleme ve diğerleri. Bunlar iyi hoş da, bir akademisyen için çizilecek portre sadece bunlardan ibaret değil. Kendime bakınca, hele hele son yıllarda gördüklerimi düşününce, portrenin kalan kısmının hayatımda daha fazla rol oynadığını açıkça … Okumaya devam et Akademisyen portresi

Eş durumu: Akademik

Ne çok akademisyen çift var. Normal belki de. Kampus dar bir çevre neticede. Malum biz de o çiftlerden biriyiz. Uzun bir süredir de birlikteyiz. Hesap edin; doktoramızı bile aynı üniversitede yaptık. O kadar uzun. Sanırım birçok insan, akademisyen bir çift olmayı avantaj olarak görüyor. Haklı oldukları yanlar var mutlaka. Bir kere zamanımızı kendimiz ayarlayabildiğimiz için … Okumaya devam et Eş durumu: Akademik

Yeni (kazık) bir konu öğrenmek

"Oğlum İlker, boyundan büyük bir işe kalkıştın." Bu aralar sürekli kendime bunu söylüyorum. Yeni bir konu öğrenmeye heveslendim. Kazık bir konu. Kaplumbağa hızıyla belki ama bir şekilde ilerliyorum. Bazı günler her şeyi anlamış gibi oluyorum. Keyifler yerine geliyor. Keyif dediysem de işte ne bileyim, kendi kendine gülmeler, baharlar, çiçekler. Bazı günlerse hava sürekli gri. Neyi … Okumaya devam et Yeni (kazık) bir konu öğrenmek

Akademik dünyada kadın olmak

Boğaziçi Üniversitesi'nden Lale Akarun yarın (7 Mart Salı, 2017) Açık Radyo'da Güven Güzeldere'nin Açık Bilinç isimli programına çıkacakmış. Akademik dünyada kadın olmayı konuşacaklarını söyledi. Hemen fırsatı değerlendirip, kendisinin aşağıdaki yazısına talip olduk. Sağolsun bizi geri çevirmedi. Çok şanslıyız. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nüz şimdiden kutlu olsun. Ve tabii, teşekkürler Lale... Akademik dünyada kadın olmak, kadın yönetici … Okumaya devam et Akademik dünyada kadın olmak

Adab-ı Referans (ya da referans mektubu istemenin ve yazmanın kuralları)

Yüksek lisans-doktora başvuru dönemleri yaklaştığında, bir referans isteme-yazma döngüsü de başlıyor. Özellikle yurt dışı başvuruları için not ortalaması, İngilizce sınav sonuçları kadar önemli referans mektupları. Temel sebebi de, bir kişi hakkında sınav sonuçlarının gösteremeyeceği bilgilerin  bir kısmını, kişiyi tanıyan bir ağızdan duyabilmek. Örneğin, okula başladığınız ilk yıl bir türlü adapte olamadığınız için düşük notlar aldınız; … Okumaya devam et Adab-ı Referans (ya da referans mektubu istemenin ve yazmanın kuralları)

Not meselesi

Her yıl, yüksek lisansa başvurmak isteyen arkadaşlarla bu mesele açılıyor: Notlar! Yani onlara gönül rahatlığıyla "Notlar önemli değil; önemli olan merak," diyebilmek istiyorum. Fakat bu yanlış. Doğrusu şu: Yüksek lisans programlarına başvurduğunuzda notlarınız etkili oluyor. Öte yandan notlarınızın illa çok yüksek olması gerekmiyor. Eğer bir değer söylemem gerekirse 4,0 üzerinden 3,2-3,5 (100 üzerinden 80-90) arası bir not … Okumaya devam et Not meselesi