Yeni (kazık) bir konu öğrenmek

“Oğlum İlker, boyundan büyük bir işe kalkıştın.”

Bu aralar sürekli kendime bunu söylüyorum. Yeni bir konu öğrenmeye heveslendim. Kazık bir konu. Kaplumbağa hızıyla belki ama bir şekilde ilerliyorum. Bazı günler her şeyi anlamış gibi oluyorum. Keyifler yerine geliyor. Keyif dediysem de işte ne bileyim, kendi kendine gülmeler, baharlar, çiçekler. Bazı günlerse hava sürekli gri. Neyi bildiğimden, hangi kısımları anladığımdan bir türlü emin olamıyorum. İnişli çıkışlı ruh halleri.

Her yaşın ayrı bir sabırsızlığı var. Akademisyenliğe yeni adım attığın yaşlarda pek çok şeyi bilmediğini görüp, hızla her şeyi öğrenmek istiyor insan. Toy bir sabırsızlık. Benim

Ayıp oluyor ama… (kaynak)

yaşıma gelince de zaman dar diye atlaya atlaya okumalar, kitaba ortasından başlamalar. Bir nevi çok bilmişlik.

İyi serüven oluyor ama. Hakkını vermeliyim. Hoş bir akademisyen “serüven” dediğinde çok da heyecanlanmamak gerek. Her zamanki şeyler aslında; okuyorum, yazıyorum, anlatıyorum. Size de anlatayım.

Okumak

Yeni konuya başlayınca detayda kaybolmak çok kolay oluyor. İlk amacım genel bir bakış açısı kazanmak. Aklımda dönen sorular şunlar: Konu neden araştırmacıların ilgisini çekmiş? Hangi konularla örtüşüyor? Kilit işler kimlerin elinden çıkmış? Bu soruların bazılarını cevaplayabilirsem, bir okuma listesi oluşturabilirim diye umuyorum.

İyi bir kitap da bu soruları cevaplayabilir. Ancak öyle bir kaynak bulmak bazen çok zor. Bunun da iki temel sebebi var: Bir, kitaplar kötü ya da ileri seviyede okuyucu için yazılmış olabilir. İki, konu yeni olunca toparlayıcı bir kitap henüz ortalıkta olmayabilir.

Pes edecek değilim. Belli ki bir süre karanlıkta el yordamıyla ilerleyeceğim.  İnternetten makale, kitap, ne bulursam indirme dönemi başlasın! Bulduklarımı bir klasöre topladım. İlk başta mucize beklemiyorum. Olayı çözene kadar boş geçilen çok paragraf olacak. Tabii, aynı paragrafı ilerde tekrar tekrar okumayı da göze almalı. Aldım.

Yazmadan geçmeyeyim. Birçok konuda yardımsever insanların hazırladıkları giriş yazıları (tutorial) oluyor. Aman eksik olmasınlar. Onların arasında çok faydalı bulduklarım oldu. Başlangıçta ışık tuttular.

vennİnatla okumaya ve makale avlamaya devam edince, bir süre sonra fena olmayan bir okuma listesi oluştu. Bir de şema çizdim çünkü benim olayım o. Hangi işler kimleri referans gösteriyor, konuyu ortaya atanlar kimler, onları takip etmiş ama yeni bir bakış açısı getirmiş çalışmalar neler? Konuya bağlı gerçi fakat böyle bir şema sanıldığı kadar da devasa boyutlarda değil. Ya da dev başlıyor, zamanla küçülüyor. Ürkütmesin sizi.

Söylemeden geçemeyeceğim. Bir şeye kesinlikle deli oluyorum: makalelerdeki “açıkça” ya da “basitçe” diye başlayan cümleler. Hiç açık değil; basit hiç değil. Artistik yapmayın.

Yazmak

Liste ortaya çıkınca aldığım basit notların ötesine geçmeye başladım. Anladığım biçimiyle öğrendiklerimi yazmaya çalışıyorum. Dedim ya konunun bazı kısımları oldukça zorlu. Teknik terimlerin arasında kaybolma tehlikesi var. Bu durumlar için geliştirdiğim en etkili yöntem ufak örnekler hazırlamak oldu. Elimdeki örneğin üzerinde anlatılan naneyi deniyorum. Bu anlamama yardımcı oluyor. Zaten örneğin kendisini yazmaya çalışmak başlı başına bir iş. Örneği bulmak için debelenirken konuyu daha iyi anlıyorum. Çok basit bir örnek olursa faydası olmaz, çok karmaşık olursa da kafayı iyice bulandırır. İnce iş. Zaman alır.

Yazmanın en güç yanı insanın nefesinin erken kesilmesi. Bırakması kolay. Yapmayın, etmeyin. Yazmaya devam edin.  Bunun ne kadar önemli olduğunu anlatamam. Öğrendiklerini mutlaka kendi meşrebince yazmalı insan. Çünkü en fazla yazan öğreniyor. Okumaya başlarken giriş yazılarından çok faydalandığımı söylemiştim. O yazarlardan birisi olmak da fena bir fikir olmayabilir. Çok insanın minnet duygularını kazanırsınız.

Anlatmak

Ufak ufak birşeyler öğrendiniz. Peki ya öğrendiklerinizi perçinlemek ister misiniz? Kolayı var. Başkasına anlatın. Yazarken öğreniyor ya insan, anlatırken de kendisi anlıyor. Birçok hocaya sorun eminim onlar da teyit edeceklerdir: Bir konuyu asıl dersini verdikleri zaman daha iyi öğrenmişlerdir. Olan arada öğrencilere oluyor galiba… Neyse, çaktırmayın.

Başka birine anlatmanın güzel tarafı tekrar bir çerçeveyi düşünmek için sizi zorlaması. Bir de karşınızdaki “Neden?” diye soruyor; “Anlamadım,” diyor. İyi bir şey bu. Doğru bellediğinizi bir daha düşünmeye iter. Sizin de anlamadıklarınızı gösterir, sormadığınız soruları buldurur.

Yazıya başlarken sabırsızlık illeti yakamızı bırakmıyor demiştim. Şimdi yetmişlik bir profesör gibi konuşmayı göze alıyor ve sebat etmek gerek diyorum. O masaya tekrar tekrar oturup, kazık konuyu zorlayacak iradeyi muhafaza etmeli. Bir süre sonra o kapı aralanacak. Şansı yok. Yüklenin.

***

Bundan yaklaşık beş yıl önce konumu kısmen değiştirdim. Sebebini soranlara hızla büyüyen ve ilginç bulduğum yeni bir konuya geçmek istediğimi söyledim. Ama asıl sebep bende hâlâ iş olduğunu kendime ispatlamaktı. Bir kez daha baştan başlayabilir miyim diye merak ettim. “Akademi pek hoş, sürekli yeni bir şey öğreniyorsun,” cümlesi içi iyice boşalmış bir klişe olmasın istedim. İyi ki inat etmişim. Zorlu oldu ama yeni bir konu öğrenmek çok iyi geldi. Varsa niyetiniz, hiç durmayın. Eminim size de iyi gelecek. İşin sırrı başlamak. Gerisi ondan sonra bir şekilde gelir.

Yeni (kazık) bir konu öğrenmek” üzerine 7 yorum

  1. Yaşım 30, üniversite okumadım. Dönüp dönüp neden bu siteyi okuduğumu bir türlü anlamıyorum. Keşke ben de sizin gibi olabilseydim.

  2. Kolay gelsin hocam! “Akademi pek hoş, sürekli yeni bir şey öğreniyorsun”da gözler doldu, yeni şeyler öğrenmenin kimseyi heyecanlandırmadığı dönemlerden geçiyoruz.

  3. Selam hocam, bu sene matematik köyü’nde derslerinizi dinleme zevkini yaşamıştım. Doktoramın başından beri şunu merak ediyorum : Okuduğum onca makaleyi bir süre sonra unutup gidiyorum. Bir kaç defa anlattığınız tarzda şematik çıkarımlara gitmiştim. Sizin bu yöntem için kullandığınız program yada uygulama tarzı birşeyler var mı ? Yoksa geleneksel kağıt-kalem candır mı diyorsunuz 🙂 ?
    Sevgiler

    • Yıllar önce açık kaynaklı FreeMind programını denemiştim. Sonra bıraktım. Şu anda kağıt-kalem kullanıyorum. Kağıt demişken, büyük resim defterleri çok işime yarıyor. Bu sayede çok şeyi aynı anda önümde görme şansım oluyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s