Cinsel taciz var. Cinsel taciz gerçek. Cinsel taciz yaygın. Keşke daha çarpıcı yazabilsem. "Kadınlar aynı alanda erkeklere göre kendilerini daha güvensiz hissediyorlar." Bu cümleyi okuduktan sonra "Eh herhalde yani," diyerek gözlerinizi devirdiniz mi? Tekrar tekrar okuyun. Cümlenin korkunçluğu insanı yavaş yavaş sarıp boğuyor. Konuşmuyoruz. Oysa çok konuşmamız gerek. Daha çok. En çok da üniversitede. Kampüs bir … Okumaya devam et Gör, duy, konuş
Yazar: ilker
Firmalara danışman, danışmanlara firma
"Bakınız, üniversite-sanayi ilişkisi çok önem..." Çaaat! Terliği televizyona yapıştırdım. Yahu, tamam anladık. Pek önemli, çok önemli, en önemli. Kimse, üniversiteler firmalarla çalışmasın; firmalar sakın üniversitelere danışmasın demiyor ki... Aynı lafları geveleyip durmayın. Tamam, her iki tarafta da birlikte çalışmaya hiç yanaşmayan, hatta haberi bile olmayanlar var. Onlar için bir çıkış, önlerine başarı hikâyeleri koymak olabilir. … Okumaya devam et Firmalara danışman, danışmanlara firma
İnekler, bilgisayarcılar ve tekrar edilebilir araştırma
Dün akşam Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nde bir konuşma yaptım. Arada söz Bol Bilim'e de geldi. Çünkü: Burada tam zamanlı elamanım. Konuşmadaki bazı şeyleri daha önce burada da tartışmıştık. Sunumu göndereceğime söz verdim. İyisi mi dosyayı da Bol Bilim üzerinden paylaşayım. Bir ara Türkçe'ye de çevirirsem harika olacak. Bakalım.
Üniversite var, üniversite var
Bazılarınız zaten biliyor. Ben bir vakıf üniversitesinde çalışıyorum. Pınar da devlet üniversitesinde. Aslında aramızda sıkça konuştuğumuz bir konu olmasına rağmen, üniversiteler arasındaki farkları nasıl olduysa Bol Bilim'de doğrudan hiç yazmamışız. Tuhaf. Kısmet bugüneymiş. Atmosfer, maddi imkanlar ve araştırma olanakları açısından üniversiteleri karşılaştırmak mümkün. Ki ben de o minvalde bir şeyler yazacağım birazdan. Ancak benim gözümde bir üniversiteyi üniversite yapan sadece bunlar değil. … Okumaya devam et Üniversite var, üniversite var
Sabunlamadan, şişirmeden
Her geçen yıl, bir önceki yıla göre daha çok makale yazılıyor. Bizde de, dünyada da durum bu. Şaşırmamak gerek. Bir kere araştırmacıların üzerindeki baskılar arttı. Onun için ufak-büyük demeden her çalışmayı makaleye çevirmek için muazzam bir çaba var. Bu çabanın üzerine bir de kolayca veri toplanmasını ve süratleri gün be gün artan bilgisayarları koyun; resim kendiliğinden tamamlanır. Bol araştırma, … Okumaya devam et Sabunlamadan, şişirmeden
Yeni proje mi? Bir bakayım.
Bol Bilim istatistiklerine bakınca ayan beyan gözüküyor; projeler konusunda yazdıklarımız en çok okunanlar arasında. Hele proje önerilerinin son gönderilme tarihleri yaklaşıyorsa, o yazılara rağbet iyice artıyor. Seneye yeni başladık sayılır. Bu senenin planlarına bir proje önerisi yazmayı eklemek ister misiniz? Açıkçası ben bir ara yazacağım. Demesi kolay da ne yazacağım? Henüz aklımda kesin bir şey yok. Fakat … Okumaya devam et Yeni proje mi? Bir bakayım.
Bol Bilim bir yaşında
Aralık 2014. Hava soğuk ve kapalı. Ben kendimi divana çok yakın hissediyorum. Pınar ise planlarımızın peşinde. "Konuştuk o kadar, hadi başlayalım," diyor. Oysa ben bol bir eşofman giyme taraftarıyım. Bol bir eşofman? Bilim sayfası? Eşofman. Sayfa. Bol. Bilim. Bol Bilim! Ayağa bir fırlayışım var, aklınız şaşar... Yok be atıyorum. Eşofmanı giydim, çayı koydum. Pınar da haklı diye düşünüyorum … Okumaya devam et Bol Bilim bir yaşında
O aradığınız aday benim
Akademide olmayan birisi çıkıp da bizim işlere burun kıvırmıyor mu deli oluyorum: "Oh istediğin zaman çalış, istediğin zaman yat. Keyif sizde." Tamam sabah dokuz-akşam beş bir iş değil bizimkisi. Fakat günü geceye karıştırıp, deli gibi çalışıyoruz bre. Bir de sırıtarak ekliyor: "Zaten mezun oldun mu işin de hazır." Yuh! Duyan da akademik pozisyon bolluğu var sanır. Hele iyi bir … Okumaya devam et O aradığınız aday benim
Projeni yaz, desteği kap
Kapalım tabii. Araştırma projelerini desteklemek için dünya kadar kaynak ayrılmış durumda. Avrupa Birliği fonlarını düşünün mesela. Türkiye payına düşeni tıkır tıkır yatırıyor. Gel gör ki, diğer ülkelere göre bizden yapılan başvuru sayısı çok az. Hadi Avrupa'yı bir anlığına geçelim. Ya TÜBİTAK? Orada da durum istenilen düzeyde değil. Oysa pek çok farklı destek var. Ne duruyoruz hocalar? ... Sabah kalkınca ilk … Okumaya devam et Projeni yaz, desteği kap
İç ses, dış ses
Raporlar, hakemler ve cevaplar üçlemesinin son yazısı. İlk yazıda hakem raporu yazmaktan bahsetmiştim. İkinci yazıda Pınar, hakemlerden gelen raporları nasıl göğüslediğini anlatıyordu. Bu yazı ise, istenen düzeltmeleri yaptıktan sonra hakeme yazılacak cevap üzerine. Normal şartlarda bir cevap mektubu yazmak çok zor olmasa gerek. Fakat bu mektup biraz farklı; daha doğrusu çok kıvrımlı. Biraz hakeme hak verdiğiniz, az biraz dirsek … Okumaya devam et İç ses, dış ses