“Merhaba, ben burada yeniyim.”

Uzunca bir aradan sonra tekrar bir Bol Bilim yazısının başına oturdum. Değmeyin keyfime. Bazılarınızın zaten haberi vardır. Senenin başında Hollanda’da çalışmaya başladık. Taşınmaydı, yerleşmeydi derken aylar hızla geçti.  Meğer yeni bir çevreye alışmak ne kadar meşakkatli bir işmiş, ne çok zaman alırmış…

Sonunda ufak ufak alıştık. Hatta yeni hayatımıza ısınmaya bile başladık. Bu yazıda yeni bölümümde kendime bir yer açmak için neler yaptığımı anlatmak istiyorum. Denediklerimin bazıları gayet işe yaradı; farklı açılardan beni düşünmeye  zorladı. Bazı denediklerim ise boşa gitti; ettikleri hayır, ürküttükleri kurbağaya değmedi.

DaFnmHcUQAEsG7j

Utrecht’teki bir duvardan: “Yalnız başına sen hiçbir şey yapamazsın, birlikte yapmalısın.”

Yeni hayat, yeni bölüm. Hem de farklı bir bölüm. Mühendislik fakültesinden çıktım, iktisat okuluna geçtim. Mühendisler ile çevriliydim, şimdiyse etrafımda istatistikçiler ve finansçılar var. Tabii okulda benim alanımdan insanlar da var. Konularımız birebir uyuşmuyor ama en azından birbirimizin dilinden anlıyoruz. Ben de zaten bölüm içindeki ısınma turlarına onlarla başladım.

İlk işimin kendimi tanıtmak olduğunu biliyordum. Hemen bölüm içi seminerlerine konuşmacı olarak adımı yazdırdım. Hesabım bir taşla çok kuş vurmaktı. Bugüne kadar yaptığım bazı çalışmaları toplayan ama son işlerime daha ağırlık veren bir sunum hazırladım. Fena olmadı ama öyle çok kuş falan da vuramadım doğrusu. Çabamı takdir ettiklerini görüyordum ama daha çok meraktan gelmiş gibiydiler. İnsanları konforlu hissettikleri araştırma alanlarından çıkarmak güç bir iş. Öte yandan genç arkadaşları ya da benden kısa bir süre önce işe başlayanları ayrı tutmalıyım. Onların ilgisi biraz daha fazlaydı. Dayanışma ruhu belki de; bilemiyorum. Bu ilk sunum bana ders oldu. Daha dar bir gruba odaklanmalıydım.

Önce okuldaki insanlardan benim konularıma yakın olanları listeledim. Burada çoğu insan öğle yemeği olarak sandviç yediği için ortak zaman bulma kâbusu da kendiliğinden halloldu. Bir mesaj yazıp, öğle saatinde birşeyler anlatmak istediğimi söyledim. Duyurduğum konuşmam için özellikle daha provakatif bir başlık seçtim. İçerikte de mümkün mertebe diğer insanların konularına gönderme yapmaya çalıştım. Sandviçlerini alıp geldiler. Karınları doydukça ve ben yeni mevzu açtıkça daha çok soru sordular. Bu plan işe yaramıştı. Güzel.

Artık iç sahadaki bu mücadeleyi deplasmana taşımalıydım. Bizimkinin dışındaki bölümlerde bana yakın konularda çalışan birkaç kişi olduğunu biliyordum. Onlara da bulaştım. Mesela sunumlara gelemeyen bir arkadaşa birlikte kahve içmeyi önerdim. Hem tanıştık, hem de araştırmalarımızdan konuştuk. Yaz sonunda tekrar buluşmak için sözleştik. Bakalım. Haneme bir puan daha eklenmişti bile.

Asıl emeği diğer üniversiteler ve ülkelerdeki insanlarla iletişim kurmak için harcadım. Hâlâ da harcıyorum. İşlerini bildiğim, uzaktan tanıdığım insanlarla ufak ufak iletişime geçmeye başladım. Onlara yazdığım mesajlara yeni adresimi vermek istediğimi söyleyerek başlıyordum. Ardından da yakın zamanda görüşme temennimi ekliyordum. Bu noktada Avrupa’nın merkezinde sayılabilecek bir ülkede olmamın da avantajlı olduğunu söylemeliyim. İlk başlarda Nijeryalı amcalarından kalan mirası duyuran biri gibi hissettiğim oldu. Tamam, karşı taraftan sıcak bir karşılama ya da hevesli bir mesaj beklemek naiflik olurdu. Öte yandan akademide bu tür nezaket mesajları aslında oldukça normal karşılanıyormuş. Öğrendim. Çevredekilere “Ben buradayım,” demek kesinlikle işe yarıyor. En azından kafalarında bir yer ediniyor insan. Ve en güzeli çabamın meyvelerini toplamaya başladım: Avrupa Birliği projelerinden tutun da, doktora tez jürilerine kadar farklı konularda ortak çalışmaya davet edildim. Doğru yoldayım. Hissediyorum.

Bunca uğraş beni de değiştirdi. Çünkü zorlandım. Farklı açılardan kendi konularımı düşündüm, ilginç alanlara bakma fırsatı yakaladım. Hülasası silkinip kendime geldim. Bundan sonra sırada ortak çalışma başlatmak için uğraşmak var. Aklımda daha önce yazdığım birkaç taktik var zaten. Yine işe yarayacaklar mı göreceğiz. Gelişmeleri haber veririm.

Tekrar merhaba!

“Merhaba, ben burada yeniyim.”” üzerine 6 yorum

  1. Bu kadar öz ve bu kadar yapıcı-yönlendirici bir yazıyı daha önce okumamıştım. Sanki fazladan bi kaç yılın tecrübesi bi anda yüklendi adeta ruhuma. Allah razı olsun sayın Hocam 🙂 Başarılarınızın ve yazılarınızın devamını temenni ediyoruz.

  2. Merhabalar 🙂 Sayfanızı çocuk sahibi olup akademisyen hayatıma nasıl dönebileceğimi düşünürken,yada bu konudaki endişelerimi benden başka paylaşan kişiler var mı diye araştırırken buldum ve çok mutlu oldum. Hollanda’ya gitmiş olmanıza gerçekten çok sevindim umarım tüm hedeflerinizi gerçekleştirirsiniz 🙂 Acaba bu süreçte nasıl karalar verdiniz ve Hollanda’yı seçme sebebiniz ne idi? Biraz daha detaylı bir yazı paylaşır mısınız? Eşim ile biz de kendimiz geliştirmek amacı ile yurt dışına çıkmayı düşünüyoruz fakat farklı çalışma alanlarımız var ve 1.5 yaşında bir kızımız var haliyle pek çok çekincemiz var belki yazınız bize cesaret verir teşekkür eder başarılarınızın devamını dilerim 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s